← Sure 2

2:66

فَجَعَلْنَـٰهَا نَكَـٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

Kelime kelime

فَجَعَلْنَٰهَا
ve bunu yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
نَكَٰلًا
ibretlik bir ceza
İsim
Kök: نكل
Dilbilgisi (i'rab)
نَكَٰلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّمَا
şey için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
بَيْنَ
arasındaki (önündeki)
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
يَدَيْهَا
onların iki eli
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَيْİsimdişil ikil، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَا
ve şey (için)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
خَلْفَهَا
ardından gelen
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْفَİsimmekân zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَوْعِظَةً
ve bir öğüt
İsim
Kök: وعظ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَوْعِظَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلْمُتَّقِينَ
müttakiler için
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Aşağılık birer maymun olunuz" dedik; bunu, çağdaşlarına ve sonradan geleceklere bir ceza örneği ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara öğüt olsun diye yaptık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders, korunacaklara da bir nasihat, bir öğüt yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So We made it an example to their own time and to their posterity, and a lesson to those who fear Allah.

A. Yusuf Alipublic-domain

We made this an example to those people who were there at the time and to those who came after them, and a lesson to all who are mindful of God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We made it an example to their own and to succeeding generations, and an admonition to the Allah-fearing.

M. Pickthallpublic-domain

And We made it a deterrent punishment for those who were present and those who succeeded [them] and a lesson for those who fear Allāh.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فجعلنا هذه القرية عبرة لمن بحضرتها من القرى، يبلغهم خبرها وما حلَّ بها، وعبرة لمن يعمل بعدها مثل تلك الذُّنوب، وجعلناها تذكرة للصالحين؛ ليعلموا أنهم على الحق، فيثبتوا عليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular