← Sure 2

2:69

قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا ۚ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَآءُ فَاقِعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّـٰظِرِينَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱدْعُ
du'a et
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْعُFiilemir، 2. tekil eril
لَنَا
bizim için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
رَبَّكَ
Rabbine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
يُبَيِّن
açıklasın
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَّنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
مَا
nedir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimsoru
لَوْنُهَا
onun rengi
İsim
Kök: لون
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْنُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّهُۥ
şüphesiz O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَقُولُ
diyor
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِنَّهَا
gerçekten o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بَقَرَةٌ
bir inektir
İsim
Kök: بقر
Dilbilgisi (i'rab)
بَقَرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
صَفْرَآءُ
sarı renginde
İsim
Kök: صفر
Dilbilgisi (i'rab)
صَفْرَآءُİsimmerfû (nominatif)، sıfat
فَاقِعٌ
parlak
İsim
Kök: فقع
Dilbilgisi (i'rab)
فَاقِعٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
لَّوْنُهَا
onun rengi
İsim
Kök: لون
Dilbilgisi (i'rab)
لَّوْنُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
تَسُرُّ
sevinç verir
Fiil
Kök: سرر
Dilbilgisi (i'rab)
تَسُرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلنَّٰظِرِينَ
bakanlara
İsim
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّٰظِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Rabbine bizim adımıza yalvar da ne renk olduğunu bize bildirsin" dediler. "O, onun, bakanların içini açan parlak sarı renkli bir sığır olduğunu söylüyor" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et, rengi ne ise onu bize açıklasın." dediler. Musa, "Rabbim buyuruyor ki, o, bakanlara sürur veren, sapsarı bir sığırdır." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlar) “Bizim adımıza Rabbine dua et; bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın.” demişlerdi. (Musa da) “(Allah) diyor ki o, bakanlara huzur veren parlak sarı renkli bir inektir.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "Beseech on our behalf Thy Lord to make plain to us Her colour." He said: "He says: A fawn-coloured heifer, pure and rich in tone, the admiration of beholders!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Call on your Lord for us, to show us what colour it should be.’ He answered, ‘God says it should be a bright yellow cow, pleasing to the eye.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: Pray for us unto thy Lord that He make clear to us of what colour she is. (Moses) answered: Lo! He saith: Verily she is a yellow cow. Bright is her colour, gladdening beholders.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "Call upon your Lord to show us what is her color." He said, "He says, 'It is a yellow cow, bright in color - pleasing to the observers.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فعادوا إلى جدالهم قائلين: ادع لنا ربك يوضح لنا لونها. قال: إنه يقول: إنها بقرة صفراء شديدة الصُّفْرة، تَسُرُّ مَن ينظر إليها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?