← Sure 20

20:113

وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَـٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
ve böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَنزَلْنَٰهُ
sana onu indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُرْءَانًا
bir Kur'an olarak
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
قُرْءَانًاİsimözel isim، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَرَبِيًّا
Arapça
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَبِيًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَصَرَّفْنَا
ve türlü biçimlere açıkladık
Fiil
Kök: صرف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
صَرَّفْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنَ
tehditleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْوَعِيدِ
kendisine karşı uyarılan
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَعِيدِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَعَلَّهُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَتَّقُونَ
korunurlar
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
يُحْدِثُ
(Kur'an) yaptırır
Fiil
Kök: حدث
Dilbilgisi (i'rab)
يُحْدِثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
ذِكْرًا
bir hatırlama
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذِكْرًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İşte Kuran'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz o (Kur’an’ı), insanlar takvâlı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus have We sent this down - an arabic Qur'an - and explained therein in detail some of the warnings, in order that they may fear Allah, or that it may cause their remembrance (of Him).

A. Yusuf Alipublic-domain

We have sent the Quran down in the Arabic tongue and given all kinds of warnings in it, so that they may beware or take heed-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thus we have revealed it as a Lecture in Arabic, and have displayed therein certain threats, that peradventure they may keep from evil or that it may cause them to take heed.

M. Pickthallpublic-domain

And thus We have sent it down as an Arabic Qur’ān and have diversified therein the warnings that perhaps they will avoid [sin] or it would cause them remembrance.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكما رغَّبنا أهل الإيمان في صالحات الأعمال، وحذَّرنا أهل الكفر من المقام على معاصيهم وكفرهم بآياتنا، أنزلنا هذا القرآن باللسان العربي؛ ليفهموه، وفصَّلنا فيه أنواعًا من الوعيد؛ رجاء أن يتقوا ربهم، أو يُحدِث لهم هذا القرآن تذكرة، فيتعظوا، ويعتبروا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?