← Sure 20

20:127

وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِۦ ۚ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
نَجْزِى
cezalandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْزِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَنْ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
أَسْرَفَ
israf eden
Fiil
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
أَسْرَفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَلَمْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يُؤْمِنۢ
inanmayanları
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنۢFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِ
ayetlerine
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
رَبِّهِۦ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَعَذَابُ
ve elbette azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdattekit، ön ek
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiretin
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
أَشَدُّ
daha çetindir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَشَدُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
وَأَبْقَىٰٓ
ve daha süreklidir
İsim
Kök: بقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَبْقَىٰٓİsimmerfû (nominatif)

Meal

TR

İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte haddi aşanları, Rabbinin âyetlerine inanmayanları biz böyle cezalandırırız. Ve muhakkak ki ahiret azabı (dünya azabından) daha şiddetli ve daha devamlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Haddi aşanları ve Rabbinin ayetlerine inanmamış olanları işte böyle cezalandıracağız. Ahiret azabı ise elbette daha şiddetlidir ve daha kalıcıdır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And thus do We recompense him who transgresses beyond bounds and believes not in the Signs of his Lord: and the Penalty of the Hereafter is far more grievous and more enduring.

A. Yusuf Alipublic-domain

This is how We reward those who go too far, and who do not believe in their Lord’s revelations. The greatest and most enduring punishment is in the Hereafter.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thus do We reward him who is prodigal and believeth not the revelations of his Lord; and verily the doom of the Hereafter will be sterner and more lasting.

M. Pickthallpublic-domain

And thus do We recompense he who transgressed and did not believe in the signs of his Lord. And the punishment of the Hereafter is more severe and more enduring.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهكذا نعاقب مَن أسرف على نفسه فعصى ربه، ولم يؤمن بآياته بعقوبات في الدنيا، ولَعذاب الآخرة المعدُّ لهم أشد ألمًا وأدوم وأثبت؛ لأنه لا ينقطع ولا ينقضي.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?