← Sure 20

20:81

كُلُوا۟ مِن طَيِّبَـٰتِ مَا رَزَقْنَـٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى ۖ وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ

Kelime kelime

كُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
temizlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
طَيِّبَٰتِ
güzel ve temiz şeyleri
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
طَيِّبَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
مَا
şeylerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
رَزَقْنَٰكُمْ
sizi rızıklandırdığımız
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رَزَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَطْغَوْا۟
taşkınlık etmeyin
Fiil
Kök: طغي
Dilbilgisi (i'rab)
تَطْغَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهِ
bu hususta
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَيَحِلَّ
sonra iner
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
يَحِلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
üzerinize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
غَضَبِى
gazabım
İsim
Kök: غضب
Dilbilgisi (i'rab)
غَضَبِİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَمَن
ve kimin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
يَحْلِلْ
inerse
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْلِلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
üstüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
غَضَبِى
gazabım
İsim
Kök: غضب
Dilbilgisi (i'rab)
غَضَبِİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَقَدْ
andolsun o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
هَوَىٰ
düşmüş(mahvolmuş)tur
Fiil
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
هَوَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril

Meal

TR

Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin, bunda aşırı gitmeyin ki gazabımı haketmeyesiniz. Gazabımı hakeden kimse muhakkak mahvolur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o mahvolur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Size rızık olarak verdiğimiz tertemiz şeylerden yiyin; bu konuda sınırı aşmayın! Sonra gazabım size gelir. Gazabım kime gelirse elbette o yıkılıp gitmiştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Saying): "Eat of the good things We have provided for your sustenance, but commit no excess therein, lest My Wrath should justly descend on you: and those on whom descends My Wrath do perish indeed!

A. Yusuf Alipublic-domain

‘Eat from the good things We have provided for you, but do not overstep the bounds, or My wrath will descend on you. Anyone on whom My wrath descends has truly fallen.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Saying): Eat of the good things wherewith We have provided you, and transgress not in respect thereof lest My wrath come upon you: and he on whom My wrath cometh, he is lost indeed.

M. Pickthallpublic-domain

[Saying], "Eat from the good things with which We have provided you and do not transgress [or oppress others] therein, lest My anger should descend upon you. And he upon whom My anger descends has certainly fallen [i.e., perished]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كلوا من رزقنا الطيب، ولا تعتدوا فيه بأن يظلم بعضكم بعضًا، فينزل بكم غضبي، ومَن ينزل به غضبي فقد هلك وخسر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?