← Sure 20

20:99

كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ ۚ وَقَدْ ءَاتَيْنَـٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا

Kelime kelime

كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
نَقُصُّ
anlatıyoruz
Fiil
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
نَقُصُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنْ
haberlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَنۢبَآءِ
haberi
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَنۢبَآءِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَا
geçmişlerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
سَبَقَ
geçmiş
Fiil
Kök: سبق
Dilbilgisi (i'rab)
سَبَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَقَدْ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
ءَاتَيْنَٰكَ
sana verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِن
katımızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
لَّدُنَّا
bizi
İsim
Kök: لدن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّدُنَّİsimmecrûr (genitif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ذِكْرًا
bir Zikir
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذِكْرًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir bölümünü sana anlatıyoruz. Elbette sana tarafımızdan (gerçeği) hatırlatan (bir mesaj) verdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus do We relate to thee some stories of what happened before: for We have sent thee a Message from Our own Presence.

A. Yusuf Alipublic-domain

In this way We relate to you [Prophet] stories of what happened before. We have given you a Quran from Us.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thus relate We unto thee (Muhammad) some tidings of that which happened of old, and We have given thee from Our presence a reminder.

M. Pickthallpublic-domain

Thus, [O Muḥammad], We relate to you from the news of what has preceded. And We have certainly given you from Us a message [i.e., the Qur’ān].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كما قصصنا عليك - أيها الرسول - أنباء موسى وفرعون وقومهما، نخبرك بأنباء السابقين لك. وقد آتيناك مِن عندنا هذا القرآن ذكرى لمن يتذكر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?