← Sure 21

21:44

بَلْ مَتَّعْنَا هَـٰٓؤُلَآءِ وَءَابَآءَهُمْ حَتَّىٰ طَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ ۗ أَفَلَا يَرَوْنَ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَآ ۚ أَفَهُمُ ٱلْغَـٰلِبُونَ

Kelime kelime

بَلْ
bilakis
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
مَتَّعْنَا
biz yaşattık
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَّعْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هَٰٓؤُلَآءِ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
وَءَابَآءَهُمْ
ve atalarını
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَابَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَتَّىٰ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
طَالَ
uzun geldi
Fiil
Kök: طول
Dilbilgisi (i'rab)
طَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمُ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعُمُرُ
ömür
İsim
Kök: عمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عُمُرُİsimeril، merfû (nominatif)
أَفَلَا
görmüyorlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَرَوْنَ
gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّا
bizim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَأْتِى
gelip
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
نَأْتِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْأَرْضَ
yerlerini (topraklarını)
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
نَنقُصُهَا
eksilttiğimizi
Fiil
Kök: نقص
Dilbilgisi (i'rab)
نَنقُصُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِنْ
uçlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَطْرَافِهَآ
bir kısmını
İsim
Kök: طرف
Dilbilgisi (i'rab)
أَطْرَافِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَفَهُمُ
onlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلْغَٰلِبُونَ
üstün gelen
İsim
Kök: غلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَٰلِبُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Biz bunlara ve babalarına geçimlikler verdik de ömürleri uzadı; şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelen onlar mıdır?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Doğrusu biz o kâfirleri ve atalarını yaşattık, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat şimdi memleketlerini her yandan eksilttiğimizi görmüyorlar mı? O halde üstün gelen onlar mıdır?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Oysa) onları da babalarını (atalarını) da yararlandırdık. Sonunda ömür kendilerine (hiç bitmeyecek gibi) uzun geldi.Yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmezler mi? Üstün gelen onlar mıymış!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nay, We gave the good things of this life to these men and their fathers until the period grew long for them; See they not that We gradually reduce the land (in their control) from its outlying borders? Is it then they who will win?

A. Yusuf Alipublic-domain

We have allowed these sinners and their forefathers to enjoy life for a long time. But do they not see how We are shrinking their borders? Is it they who will prevail?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Nay, but We gave these and their fathers ease until life grew long for them. See they not how we aim to the land, reducing it of its outlying parts? Can they then be the victors?

M. Pickthallpublic-domain

But, [on the contrary], We have provided good things for these [disbelievers] and their fathers until life was prolonged for them. Then do they not see that We set upon the land, reducing it from its borders? Is it they who will overcome?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد اغترَّ الكفار وآباؤهم بالإمهال لِمَا رأوه من الأموال والبنين وطول الأعمار، فأقاموا على كفرهم لا يَبْرحونه، وظنوا أنهم لا يُعذَّبون وقد غَفَلوا عن سُنَّة ماضية، فالله ينقص الأرض من جوانبها بما ينزله بالمشركين مِن بأس في كل ناحية ومِن هزيمة، أيكون بوسع كفار "مكة" الخروج عن قدرة الله، أو الامتناع من الموت؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?