← Sure 24

24:39

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَـٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ ۗ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَعْمَٰلُهُمْ
onların işleri
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَسَرَابٍۭ
serap gibidir
İsim
Kök: سرب
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سَرَابٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِقِيعَةٍ
düz arazideki
İsim
Kök: قوع
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قِيعَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَحْسَبُهُ
onu sanır
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْسَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلظَّمْـَٔانُ
susayan
İsim
Kök: ظمأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّمْـَٔانُİsimeril، merfû (nominatif)
مَآءً
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَتَّىٰٓ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
ne zaman ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَهُۥ
yanına gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَمْ
bulamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَجِدْهُ
bulamazsın
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
شَيْـًٔا
hiçbir şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَوَجَدَ
ve bulur
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
وَجَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عِندَهُۥ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَوَفَّىٰهُ
tam görür
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
وَفَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حِسَابَهُۥ
onun hesabını
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حِسَابَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
سَرِيعُ
çabuk görendir
İsim
Kök: سرع
Dilbilgisi (i'rab)
سَرِيعُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
ٱلْحِسَابِ
hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِسَابِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İnkar edenlerin işleri engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlara gelince, onların işleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su sanır. Sonunda ona (su sandığı yere) vardığında herhangi bir şey bulamamış, yanıbaşında Allah’ı bulmuş (olacak)tır ki O da onun hesabını tastamam görmüş (olacak)tır. Allah hesabı hızlı olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But the Unbelievers,- their deeds are like a mirage in sandy deserts, which the man parched with thirst mistakes for water; until when he comes up to it, he finds it to be nothing: But he finds Allah (ever) with him, and Allah will pay him his account: and Allah is swift in taking account.

A. Yusuf Alipublic-domain

But the deeds of those who disbelieve are like a mirage in a desert: the thirsty person thinks there will be water but, when he gets there, he finds only God, who pays him his account in full- God is swift in reckoning.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for those who disbelieve, their deeds are as a mirage in a desert. The thirsty one supposeth it to be water till he cometh unto it and findeth it naught, and findeth, in the place thereof, Allah Who payeth him his due; and Allah is swift at reckoning.

M. Pickthallpublic-domain

But those who disbelieved - their deeds are like a mirage in a lowland which a thirsty one thinks is water until, when he comes to it, he finds it is nothing but finds Allāh before him, and He will pay him in full his due; and Allāh is swift in account.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين كفروا بربهم وكذَّبوا رسله، أعمالهم التي ظنوها نافعة لهم في الآخرة، كصلة الأرحام وفك الأسرى وغيرها، كسراب، وهو ما يشاهَد كالماء على الأرض المستوية في الظهيرة، يظنه العطشان ماء، فإذا أتاه لم يجده ماء. فالكافر يظن أن أعماله تنفعه، فإذا كان يوم القيامة لم يجد لها ثوابًا، ووجد الله سبحانه وتعالى له بالمرصاد فوفَّاه جزاء عمله كاملا. والله سريع الحساب، فلا يستبطئ الجاهلون ذلك الوعد، فإنه لا بدَّ مِن إتيانه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?