← Sure 25

25:20

وَمَآ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى ٱلْأَسْوَاقِ ۗ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ ۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا

Kelime kelime

وَمَآ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَرْسَلْنَا
göndermedik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قَبْلَكَ
senden önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
elçilerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُرْسَلِينَ
gönderilen elçileri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُرْسَلِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّآ
başkasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
إِنَّهُمْ
şüphesiz onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَيَأْكُلُونَ
yerlerdi
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلطَّعَامَ
yemek
İsim
Kök: طعم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّعَامَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَيَمْشُونَ
ve gezerlerdi
Fiil
Kök: مشي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَمْشُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
çarşılarda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَسْوَاقِ
bacaklarını
İsim
Kök: سوق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَسْوَاقِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَجَعَلْنَا
ve biz yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَعْضَكُمْ
kiminizi
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِبَعْضٍ
kiminiz için
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فِتْنَةً
bir sınav
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فِتْنَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَتَصْبِرُونَ
sabrediyor musunuz?
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
تَصْبِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بَصِيرًا
(herşeyi) görendir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, şüphesiz, yemek yerler, sokaklarda gezerlerdi. Ey insanlar! Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız. Rabbin her şeyi görür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan (insan elçi)lerin dışında, bir başkasını senden önce de elçi olarak göndermedik. Sabırlı olup olmayacağınızı denemek için bir kısmınızı bir kısmın(ız)a imtihan kıldık. Rabbin görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the messengers whom We sent before thee were all (men) who ate food and walked through the streets: We have made some of you as a trial for others: will ye have patience? for Allah is One Who sees (all things).

A. Yusuf Alipublic-domain

No messenger have We sent before you [Muhammad] who did not eat food and walk about in the marketplace. But We have made some of you a means of testing others- will you stand fast? Your Lord is always watching.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We never sent before thee any messengers but lo! they verily ate food and walked in the markets. And We have appointed some of you a test for others: Will ye be steadfast? And thy Lord is ever Seer.

M. Pickthallpublic-domain

And We did not send before you, [O Muḥammad], any of the messengers except that they ate food and walked in the markets. And We have made some of you [people] as trial for others - will you have patience? And ever is your Lord, Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما أرسلنا قبلك - أيها الرسول - أحدًا مِن رسلنا إلا كانوا بشرًا، يأكلون الطعام، ويمشون في الأسواق. وجعلنا بعضكم- أيها الناس- لبعض ابتلاء واختبارًا بالهدى والضلال، والغنى والفقر، والصحة والمرض، هل تصبرون، فتقوموا بما أوجبه الله عليكم، وتشكروا له، فيثيبكم مولاكم، أو لا تصبرون فتستحقوا العقوبة؟ وكان ربك - أيها الرسول - بصيرًا بمن يجزع أو يصبر، وبمن يكفر أو يشكر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?