← Sure 27

27:7

إِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهْلِهِۦٓ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا سَـَٔاتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ ءَاتِيكُم بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَّعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ

Kelime kelime

إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
قَالَ
demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
لِأَهْلِهِۦٓ
ailesine
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنِّىٓ
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
ءَانَسْتُ
gördüm
Fiil
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ءَانَسْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
نَارًا
bir ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نَارًاİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
سَـَٔاتِيكُم
size getireyim
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
ـَٔاتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بِخَبَرٍ
bir haber
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَبَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
ءَاتِيكُم
size getireyim
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِشِهَابٍ
bir ateş
İsim
Kök: شهب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شِهَابٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَبَسٍ
koru
İsim
Kök: قبس
Dilbilgisi (i'rab)
قَبَسٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّعَلَّكُمْ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَصْطَلُونَ
ısınırsınız
Fiil
Kök: صلي
Dilbilgisi (i'rab)
تَصْطَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Musa, ailesine: "Ben bir ateş gördüm; size oradan ya bir haber getireceğim, yahut ısınasınız diye tutuşmuş bir odun getireceğim" demişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani Musa, ailesine şöyle demişti: "Gerçekten ben bir ateş gördüm, (gidip) size oradan bir haber getireceğim yahut bir kor ateş getireyim, umarım ki ısınırsınız."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Musa ailesine şöyle demişti: “Ben bir ateş gördüm. Size oradan bir haber getireceğim veya ısınacağınız bir kor getireceğim.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Behold! Moses said to his family: "I perceive a fire; soon will I bring you from there some information, or I will bring you a burning brand to light our fuel, that ye may warm yourselves.

A. Yusuf Alipublic-domain

Moses said to his family, ‘I have seen a fire. I will bring you news from there, or a burning stick for you to warm yourselves.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Remember) when Moses said unto his household: Lo! I spy afar off a fire; I will bring you tidings thence, or bring to you a borrowed flame that ye may warm yourselves.

M. Pickthallpublic-domain

[Mention] when Moses said to his family, "Indeed, I have perceived a fire. I will bring you from there information or will bring you a burning torch that you may warm yourselves."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

اذكر قصة موسى حين قال لأهله في مسيره من "مدين" إلى "مصر": إني أبصَرْتُ نارًا سآتيكم منها بخبر يدلنا على الطريق، أو آتيكم بشعلة نار؛ كي تستدفئوا بها من البرد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?