← Sure 3

3:176

وَلَا يَحْزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلْكُفْرِ ۚ إِنَّهُمْ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا ۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَلَا
seni üzmesin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَحْزُنكَ
üzülme
Fiil
Kök: حزن
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْزُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُسَٰرِعُونَ
koşan(lar)
Fiil
Kök: سرع
Dilbilgisi (i'rab)
يُسَٰرِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
inkara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكُفْرِ
küfrün
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كُفْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِنَّهُمْ
elbette onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَن
zarar veremezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَنEdatolumsuzluk
يَضُرُّوا۟
zarar veremezler
Fiil
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
يَضُرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
شَيْـًٔا
hiçbir
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَلَّا
koymamak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatmasdar bağlacı
لَّاEdatolumsuzluk
يَجْعَلَ
gösterinceye
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
حَظًّا
hiçbir nasip
İsim
Kök: حظظ
Dilbilgisi (i'rab)
حَظًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فِى
ahirette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Küfürde yarışanlar seni üzmesin; şüphesiz onlar Allah'a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar, Allah’a asla zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Let not those grieve thee who rush headlong into Unbelief: Not the least harm will they do to Allah: Allah's plan is that He will give them no portion in the Hereafter, but a severe punishment.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], do not be grieved by those who are quick to disbelieve. They will not harm God in the least; it is God’s will that they will have no share in the Hereafter- a terrible torment awaits them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Let not their conduct grieve thee, who run easily to disbelief, for lo! they injure Allah not at all. It is Allah's Will to assign them no portion in the Hereafter, and theirs will be an awful doom.

M. Pickthallpublic-domain

And do not be grieved, [O Muḥammad], by those who hasten into disbelief. Indeed, they will never harm Allāh at all. Allāh intends that He should give them no share in the Hereafter, and for them is a great punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا يُدْخِل الحزنَ إلى قلبك -أيها الرسول- هؤلاء الكفارُ بمسارعتهم في الجحود والضلال، إنهم بذلك لن يضروا الله، إنما يضرون أنفسهم بحرمانها حلاوة الإيمان وعظيم الثواب، يريد الله ألا يجعل لهم ثوابًا في الآخرة؛ لأنهم انصرفوا عن دعوة الحق، ولهم عذاب شديد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?