← Sure 3

3:40

قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَـٰمٌ وَقَدْ بَلَغَنِىَ ٱلْكِبَرُ وَٱمْرَأَتِى عَاقِرٌ ۖ قَالَ كَذَٰلِكَ ٱللَّهُ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ

Kelime kelime

قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبِّ
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنَّىٰ
nasıl?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّىٰİsimsoru، mansûb (akuzatif)
يَكُونُ
olur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِى
benim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
غُلَٰمٌ
oğlum
İsim
Kök: غلم
Dilbilgisi (i'rab)
غُلَٰمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَقَدْ
halbuki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
بَلَغَنِىَ
bana gelip çatmış
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَغَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱلْكِبَرُ
ihtiyarlık
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِبَرُİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱمْرَأَتِى
ve karım da
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱمْرَأَتِİsimdişil، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَاقِرٌ
kısırken
İsim
Kök: عقر
Dilbilgisi (i'rab)
عَاقِرٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَالَ
(Allah) dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَذَٰلِكَ
öyle (ama)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَفْعَلُ
yapar
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril

Meal

TR

"Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir?" dedi. Allah: "Böyledir, Allah dilediğini yapar" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım ise kısırdır." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah dilediğini yapar." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Zekeriya) şöyle demişti: “Rabbim! Yaşlılık bana gelip çattığına, hanımım da kısır olduğuna göre benim (bir) oğlum nasıl olabilir ki?” (Melekler) şöyle demişti: “Öyle, (ama) Allah dilediğini yapar.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "O my Lord! How shall I have son, seeing I am very old, and my wife is barren?" "Thus," was the answer, "Doth Allah accomplish what He willeth."

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘My Lord, how can I have a son when I am so old and my wife is barren?’ [An angel] said, ‘It will be so: God does whatever He will.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: My Lord! How can I have a son when age hath overtaken me already and my wife is barren? (The angel) answered: So (it will be). Allah doeth what He will.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "My Lord, how will I have a boy when I have reached old age and my wife is barren?" He [the angel] said, "Such is Allāh; He does what He wills."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال زكريا فرحًا متعجبًا: ربِّ أنَّى يكون لي غلام مع أن الشيخوخة قد بلغت مني مبلغها، وامرأتي عقيم لا تلد؟ قال: كذلك يفعل الله ما يشاء من الأفعال العجيبة المخالفة للعادة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?