← Sure 3

3:39

فَنَادَتْهُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَآئِمٌ يُصَلِّى فِى ٱلْمِحْرَابِ أَنَّ ٱللَّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَىٰ مُصَدِّقًۢا بِكَلِمَةٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Kelime kelime

فَنَادَتْهُ
ona seslendiler
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نَادَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
melekler
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَهُوَ
ve O (Zekeriyya)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
قَآئِمٌ
durup
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَآئِمٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يُصَلِّى
namaz kılarken
Fiil
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
يُصَلِّىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
mabedde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمِحْرَابِ
mabed(in duvarına)
İsim
Kök: حرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مِحْرَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
يُبَشِّرُكَ
sana müjdeler
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَشِّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بِيَحْيَىٰ
Yahya'yı
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
يَحْيَىٰİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مُصَدِّقًۢا
doğrulayıcı
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
مُصَدِّقًۢاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِكَلِمَةٍ
bir kelimeyi
İsim
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَلِمَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَسَيِّدًا
ve efendi
İsim
Kök: سود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَيِّدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَحَصُورًا
ve nefsine hakim
İsim
Kök: حصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَصُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنَبِيًّا
ve bir peygamber olacak
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَبِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
iyilerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّٰلِحِينَ
iyi
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Mabedde namaz kılarken melekler ona seslendiler: "Allah sana Allah'ın emriyle (vücud bulan İsa'yı) tasdik eden, efendi, iffetli, iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." diye ünlediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O (Zekeriya) mabette namaz kılarken melekler (ona şöyle) seslenmişlerdi: “Allah sana kendisi tarafından gelen bir sözü doğrulayıcı, efendi, onurlu ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeliyor.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

While he was standing in prayer in the chamber, the angels called unto him: "Allah doth give thee glad tidings of Yahya, witnessing the truth of a Word from Allah, and (be besides) noble, chaste, and a prophet,- of the (goodly) company of the righteous."

A. Yusuf Alipublic-domain

The angels called out to him, while he stood praying in the sanctuary, ‘God gives you news of John, confirming a Word from God. He will be noble and chaste, a prophet, one of the righteous.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the angels called to him as he stood praying in the sanctuary: Allah giveth thee glad tidings of (a son whose name is) John, (who cometh) to confirm a word from Allah lordly, chaste, a prophet of the righteous.

M. Pickthallpublic-domain

So the angels called him while he was standing in prayer in the chamber, "Indeed, Allāh gives you good tidings of John, confirming a word from Allāh and [who will be] honorable, abstaining [from women], and a prophet from among the righteous."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فنادته الملائكة وهو واقف بين يدي الله في مكان صلاته يدعوه: أن الله يخبرك بخبر يسرُّك، وهو أنك سترزق بولد اسمه يحيى، يُصَدِّق بكلمة من الله -وهو عيسى ابن مريم عليه السلام-، ويكون يحيى سيدًا في قومه، له المكانة والمنزلة العالية، وحصورًا لا يأتي الذنوب والشهوات الضارة، ويكون نبيّاً من الصالحين الذين بلغوا في الصَّلاح ذروته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?