← Sure 3

3:72

وَقَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ ءَامِنُوا۟ بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَجْهَ ٱلنَّهَارِ وَٱكْفُرُوٓا۟ ءَاخِرَهُۥ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Kelime kelime

وَقَالَت
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
طَّآئِفَةٌ
bir grup
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَّآئِفَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
ehlinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَهْلِ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
ءَامِنُوا۟
inanın
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلَّذِىٓ
olana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أُنزِلَ
indirilmiş
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lara)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجْهَ
önünde
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وَجْهَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّهَارِ
günün
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱكْفُرُوٓا۟
ve inkar edin
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱكْفُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَاخِرَهُۥ
sonunda
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاخِرَİsimzaman zarfı، eril tekil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَعَلَّهُمْ
belki onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَرْجِعُونَ
dönerler
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْجِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kitap ehlinden bir takımı şöyle dedi: "İnananlara indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan başkasına inanmayın". De ki: "Doğru yol Allah'ın yoludur". Ve yine başkasına da verildiğine veya Rabbinizin katında Müslümanların karşı delil getirip sizi alt edeceğine inanmayın, derler. De ki: "Doğrusu bol nimet Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah'ın fazlı her şeyi kaplar, O her şeyi bilir".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kitap ehlinden bir grup şöyle demişti: “Müminlere indirilmiş olana gündüzün önünde (sabah) inanıp, sonunda (akşam) inkâr edin! (Böylece) belki onlar (dinlerinden) dönerler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

A section of the People of the Book say: "Believe in the morning what is revealed to the believers, but reject it at the end of the day; perchance they may (themselves) Turn back;

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of the People of the Book say, ‘At the beginning of the day, believe in what has been revealed to these believers [the Muslims], then at the end of the day reject it, so that they too may turn back,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And a party of the People of the Scripture say: Believe in that which hath been revealed unto those who believe at the opening of the day, and disbelieve at the end thereof, in order that they may return;

M. Pickthallpublic-domain

And a faction of the People of the Scripture say [to each other], "Believe in that which was revealed to the believers at the beginning of the day and reject it at its end that perhaps they will return [i.e., abandon their religion],

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقالت جماعة من أهل الكتاب من اليهود: صدِّقوا بالذي أُنزل على الذين آمنوا أول النهار واكفروا آخره؛ لعلهم يتشككون في دينهم، ويرجعون عنه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?