← Sure 33

33:45

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَـٰكَ شَـٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلنَّبِىُّ
peygamber
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِىُّİsimeril، merfû (nominatif)
إِنَّآ
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَرْسَلْنَٰكَ
seni gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
شَٰهِدًا
şahid
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَٰهِدًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمُبَشِّرًا
ve müjdeci
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُبَشِّرًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنَذِيرًا
ve uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَذِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Biz seni şahit, müjdeci, uyarıcı; Allah'ın izniyle O'na çağıran, nurlandıran bir ışık olarak göndermişizdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şahit, müjdeleyici, uyarıcı, O’nun izniyle Allah’a davet eden ve münîr (ışık saçan) bir kandil olarak gönderdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O Prophet! Truly We have sent thee as a Witness, a Bearer of Glad Tidings, and Warner,-

A. Yusuf Alipublic-domain

Prophet, We have sent you as a witness, as a bearer of good news and warning,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O Prophet! Lo! We have sent thee as a witness and a bringer of good tidings and a warner.

M. Pickthallpublic-domain

O Prophet, indeed We have sent you as a witness and a bringer of good tidings and a warner

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها النبي إنَّا أرسلناك شاهدًا على أمتك بإبلاغهم الرسالة، ومبشرًا المؤمنين منهم بالرحمة والجنة، ونذيرًا للعصاة والمكذبين من النار، وداعيًا إلى توحيد الله وعبادته وحده بأمره إياك، وسراجًا منيرًا لمن استنار بك، فأمْرك ظاهر فيما جئتَ به من الحق كالشمس في إشراقها وإضاءتها، لا يجحدها إلا معاند.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?