← Sure 34

34:37

وَمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَـٰدُكُم بِٱلَّتِى تُقَرِّبُكُمْ عِندَنَا زُلْفَىٰٓ إِلَّا مَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحًا فَأُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَآءُ ٱلضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا۟ وَهُمْ فِى ٱلْغُرُفَـٰتِ ءَامِنُونَ

Kelime kelime

وَمَآ
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَمْوَٰلُكُمْ
mallarınız
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَآ
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَآEdatolumsuzluk
أَوْلَٰدُكُم
evladlarınız
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلَٰدُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱلَّتِى
sizi yaklaştıran
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
تُقَرِّبُكُمْ
bizi yaklaştırmaları
Fiil
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
تُقَرِّبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عِندَنَا
katımızda
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
زُلْفَىٰٓ
mertebece
İsim
Kök: زلف
Dilbilgisi (i'rab)
زُلْفَىٰٓİsimdişil، merfû (nominatif)
إِلَّا
ancak başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَنْ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
ءَامَنَ
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَعَمِلَ
ve yapanlar
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
صَٰلِحًا
faydalı iş
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰلِحًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَهُمْ
onlara vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
جَزَآءُ
mükafat
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَآءُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلضِّعْفِ
kat kat fazlası
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضِّعْفِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
بِمَا
yaptıklarının
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
عَمِلُوا۟
yaptıkları
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فِى
saraylarda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْغُرُفَٰتِ
yüksek konaklar
İsim
Kök: غرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غُرُفَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ءَامِنُونَ
güven içindedirler
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ey insanlar! Sizi Bana yaklaştıracak olan ne mallarınız ve ne de çocuklarınızdır; yalnız, inanıp yararlı iş işleyen kimselerin, işte onların yaptıklarına karşılık mükafatları kat kattır; işte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Halbuki sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. Ancak iman edip de salih amel işleyenlere gelince, işte onların amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız da değildir; çocuklarınız da değildir. Ancak iman edip iyi iş(ler) yapanlar hariç! Onlara, (dünyada) yaptıklarının kat kat fazlası karşılık (ödül) vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içinde (olacaklar)dır. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is not your wealth nor your sons, that will bring you nearer to Us in degree: but only those who believe and work righteousness - these are the ones for whom there is a multiplied Reward for their deeds, while secure they (reside) in the dwellings on high!

A. Yusuf Alipublic-domain

Neither wealth nor children will bring you nearer to Us, but those who believe and do good deeds will have multiple rewards for what they have done, and will live safely in the lofty dwellings of Paradise,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And it is not your wealth nor your children that will bring you near unto Us, but he who believeth and doeth good (he draweth near). As for such, theirs will be twofold reward for what they did and they will dwell secure in lofty halls.

M. Pickthallpublic-domain

And it is not your wealth or your children that bring you nearer to Us in position, but it is [by being] one who has believed and done righteousness. For them there will be the double reward for what they did, and they will be in the upper chambers [of Paradise], safe [and secure].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وليست أموالكم ولا أولادكم بالتي تقربكم عندنا قربى، وترفع درجاتكم، لكن مَن آمن بالله وعمل صالحًا فهؤلاء لهم ثواب الضعف من الحسنات، فالحسنة بعشر أمثالها إلى ما يشاء الله من الزيادة، وهم في أعالي الجنة آمنون من العذاب والموت والأحزان.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?