← Sure 38

38:34

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمَـٰنَ وَأَلْقَيْنَا عَلَىٰ كُرْسِيِّهِۦ جَسَدًا ثُمَّ أَنَابَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
فَتَنَّا
denedik
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فَتَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
سُلَيْمَٰنَ
Süleyman'ı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
سُلَيْمَٰنَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَأَلْقَيْنَا
ve bıraktık
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَلْقَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
üstüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُرْسِيِّهِۦ
tahtının
İsim
Kök: كرس
Dilbilgisi (i'rab)
كُرْسِيِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
جَسَدًا
bir ceset
İsim
Kök: جسد
Dilbilgisi (i'rab)
جَسَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
أَنَابَ
(bize) yöneldi
Fiil
Kök: نوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril

Meal

TR

And olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki Süleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki Süleyman’ı imtihan etmiş; tahtına bir ceset bırakmıştık da bir süre sonra (bize) yönelmişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We did try Solomon: We placed on his throne a body (without life); but he did turn (to Us in true devotion):

A. Yusuf Alipublic-domain

We certainly tested Solomon, reducing him to a mere skeleton on his throne.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily We tried Solomon, and set upon his throne a (mere) body. Then did he repent.

M. Pickthallpublic-domain

And We certainly tried Solomon and placed on his throne a body; then he returned.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد ابتلينا سليمان وألقينا على كرسيه شق وَلَد، وُلِد له حين أقسم ليطوفنَّ على نسائه، وكلهن تأتي بفارس يجاهد في سبيل الله، ولم يقل: إن شاء الله، فطاف عليهن جميعًا، فلم تحمل منهن إلا امرأة واحدة جاءت بشق ولد، ثم رجع سليمان إلى ربه وتاب، قال: رب اغفر لي ذنبي، وأعطني ملكًا عظيمًا خاصًا لا يكون مثله لأحد من البشر بعدي، إنك- سبحانك- كثير الجود والعطاء. فاستجبنا له، وذللنا الريح تجري بأمره طيِّعة مع قوتها وشدتها حيث أراد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular