← Sure 38

38:35

قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَهَبْ لِى مُلْكًا لَّا يَنۢبَغِى لِأَحَدٍ مِّنۢ بَعْدِىٓ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبِّ
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱغْفِرْ
affet
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱغْفِرْFiilemir، 2. tekil eril
لِى
beni
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
وَهَبْ
ve ver
Fiil
Kök: وهب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَبْFiilemir، 2. tekil eril
لِى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
مُلْكًا
bir mülk (hükümdarlık)
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مُلْكًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّا
nasib olmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يَنۢبَغِى
mümkün olur
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
يَنۢبَغِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِأَحَدٍ
hiç kimseye
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَحَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنۢ
benden sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِىٓ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
إِنَّكَ
çünkü sensin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْوَهَّابُ
çok lutfeden
İsim
Kök: وهب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَهَّابُİsimeril tekil، merfû (nominatif)

Meal

TR

Süleyman: "Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Süleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümdarlık ver (lütfet)! Şüphesiz ki bolca veren sadece sensin!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said, "O my Lord! Forgive me, and grant me a kingdom which, (it may be), suits not another after me: for Thou art the Grantor of Bounties (without measure).

A. Yusuf Alipublic-domain

He turned to Us and prayed: ‘Lord forgive me! Grant me such power as no one after me will have- You are the Most Generous Provider.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: My Lord! Forgive me and bestow on me sovereignty such as shall not belong to any after me. Lo! Thou art the Bestower.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "My Lord, forgive me and grant me a kingdom such as will not belong to anyone after me. Indeed, You are the Bestower."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد ابتلينا سليمان وألقينا على كرسيه شق وَلَد، وُلِد له حين أقسم ليطوفنَّ على نسائه، وكلهن تأتي بفارس يجاهد في سبيل الله، ولم يقل: إن شاء الله، فطاف عليهن جميعًا، فلم تحمل منهن إلا امرأة واحدة جاءت بشق ولد، ثم رجع سليمان إلى ربه وتاب، قال: رب اغفر لي ذنبي، وأعطني ملكًا عظيمًا خاصًا لا يكون مثله لأحد من البشر بعدي، إنك- سبحانك- كثير الجود والعطاء. فاستجبنا له، وذللنا الريح تجري بأمره طيِّعة مع قوتها وشدتها حيث أراد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?