← Sure 38

38:44

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَٱضْرِب بِّهِۦ وَلَا تَحْنَثْ ۗ إِنَّا وَجَدْنَـٰهُ صَابِرًا ۚ نِّعْمَ ٱلْعَبْدُ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ

Kelime kelime

وَخُذْ
ve al
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
خُذْFiilemir، 2. tekil eril
بِيَدِكَ
eline
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
يَدِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ضِغْثًا
bir demet sap
İsim
Kök: ضغث
Dilbilgisi (i'rab)
ضِغْثًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱضْرِب
ve vur
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱضْرِبFiilemir، 2. tekil eril
بِّهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَحْنَثْ
yeminini bozma
Fiil
Kök: حنث
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْنَثْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
إِنَّا
gerçekten biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَجَدْنَٰهُ
onu bulmuştuk
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَجَدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
صَابِرًا
sabreden (bir kul)
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
صَابِرًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
نِّعْمَ
ne güzel
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِّعْمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْعَبْدُ
kuldu
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَبْدُİsimeril، merfû (nominatif)
إِنَّهُۥٓ
o daima
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَوَّابٌ
(bize) başvururdu
İsim
Kök: أوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَوَّابٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

"Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Bir de dedik ki): "Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme." Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Eyüp’e) “Eline bir demet sap al da onunla vur (yola çık); doğrudan sapma.” (demiştik). Şüphesiz ki Eyüp’ü sabırlı (bir kul) bulmuştuk; o, hep (Allah’a) yönelen ne güzel bir kuldu.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And take in thy hand a little grass, and strike therewith: and break not (thy oath)." Truly We found him full of patience and constancy. How excellent in Our service! ever did he turn (to Us)!

A. Yusuf Alipublic-domain

‘Take a small bunch of grass in your hand, and strike [her] with that so as not to break your oath.’ We found him patient in adversity; an excellent servant! He, too, always turned to God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (it was said unto him): Take in thine hand a branch and smite therewith, and break not thine oath. Lo! We found him steadfast, how excellent a slave! Lo! he was ever turning in repentance (to his Lord).

M. Pickthallpublic-domain

[We said], "And take in your hand a bunch [of grass] and strike with it and do not break your oath." Indeed, We found him patient, an excellent servant. Indeed, he was one repeatedly turning back [to Allāh].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقلنا له: خذ بيدك حُزمة شماريخ، فاضرب بها زوجك إبرارًا بيمينك، فلا تحنث؛ إذ أقسم ليضربنَّها مائة جلدة إذا شفاه الله، لـمَّا غضب عليها من أمر يسير أثناء مرضه، وكانت امرأة صالحة، فرحمها الله ورحمه بهذه الفتوى. إنا وجدنا أيوب صابرًا على البلاء، نِعم العبد هو، إنه رجَّاع إلى طاعة الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular