← Sure 39

39:10

قُلْ يَـٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ ۚ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَـٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ ۗ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ ۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّـٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
يَٰعِبَادِ
ey kullarım
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱلَّذِينَ
inanan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱتَّقُوا۟
korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رَبَّكُمْ
Rabbinizden
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِلَّذِينَ
kimselere vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أَحْسَنُوا۟
güzel davranan(lara)
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِİsimism-i işaret، dişil tekil
ٱلدُّنْيَا
dünyada
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
حَسَنَةٌ
güzellik
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
حَسَنَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَأَرْضُ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٰسِعَةٌ
geniştir
İsim
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰسِعَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِنَّمَا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يُوَفَّى
ödenecektir
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوَفَّىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلصَّٰبِرُونَ
sabredenlere
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰبِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
أَجْرَهُم
ödülleri
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِغَيْرِ
olmaksızın
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
حِسَابٍ
hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حِسَابٍİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şöyle de: "Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “(Allah şöyle diyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. Allah’ın arzı (yeryüzü) geniştir. Ancak sabredenlere ödülleri hesapsız verilecektir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "O ye my servants who believe! Fear your Lord, good is (the reward) for those who do good in this world. Spacious is Allah's earth! those who patiently persevere will truly receive a reward without measure!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘[God says], believing servants, be mindful of your Lord! Those who do good in this world will have a good reward- God’s earth is wide––and those who persevere patiently will be given a full and unstinting reward.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: O My bondmen who believe! Observe your duty to your Lord. For those who do good in this world there is good, and Allah's earth is spacious. Verily the steadfast will be paid their wages without stint.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "O My servants who have believed, fear your Lord. For those who do good in this world is good, and the earth of Allāh is spacious. Indeed, the patient will be given their reward without account [i.e., limit]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها النبي- لعبادي المؤمنين بالله ورسوله: اتقوا ربكم بطاعته واجتناب معصيته. للذين أحسنوا في هذه الدينا بعبادة ربهم وطاعته حسنة في الآخرة، وهي الجنة، وحسنة في الدنيا من صحة ورزق ونصر وغير ذلك. وأرض الله واسعة، فهاجِروا فيها إلى حيث تعبدون ربكم، وتتمكنون من إقامة دينكم. إنما يُعطَى الصابرون ثوابهم في الآخرة بغير حدّ ولا عدّ ولا مقدار، وهذا تعظيم لجزاء الصابرين وثوابهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?