← Sure 39

39:9

أَمَّنْ هُوَ قَـٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًا وَقَآئِمًا يَحْذَرُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ ۗ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ

Kelime kelime

أَمَّنْ
yoksa gibi midir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatatıf bağlacı
مَّنْİsimism-i mevsûl
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
قَٰنِتٌ
ibadet eden
İsim
Kök: قنت
Dilbilgisi (i'rab)
قَٰنِتٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ءَانَآءَ
sa'atlerinde
İsim
Kök: أني
Dilbilgisi (i'rab)
ءَانَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلَّيْلِ
gece
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdatmarife (belirli)، ön ek
يْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
سَاجِدًا
secde ederek
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
سَاجِدًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقَآئِمًا
ve ayakta durarak
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَآئِمًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَحْذَرُ
korkan
Fiil
Kök: حذر
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْذَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْءَاخِرَةَ
ahiretten
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
وَيَرْجُوا۟
ve uman
Fiil
Kök: رجو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَرْجُوا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
رَحْمَةَ
rahmetini
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
رَبِّهِۦ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلْ
eşitmidir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
يَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimselerle
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَعْلَمُونَ
bilen(lerle)
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
bilmeyen(ler)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّمَا
doğrusu ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يَتَذَكَّرُ
öğüt alır
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَذَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أُو۟لُوا۟
sahipleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لُوا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَلْبَٰبِ
sağduyu
İsim
Kök: لبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْبَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ahiretten çekinerek ve Rabbinin merhametini umarak geceleyin secde hâlinde ve kıyamda durarak ibadet eden kimse (inkârcı gibi) midir! De ki: “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu!” (Bu gerçeği) sadece derin akıl sahipleri hatırlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Is one who worships devoutly during the hour of the night prostrating himself or standing (in adoration), who takes heed of the Hereafter, and who places his hope in the Mercy of his Lord - (like one who does not)? Say: "Are those equal, those who know and those who do not know? It is those who are endued with understanding that receive admonition.

A. Yusuf Alipublic-domain

What about someone who worships devoutly during the night, bowing down, standing in prayer, ever mindful of the life to come, hoping for his Lord’s mercy? Say, ‘How can those who know be equal to those who do not know?’ Only those who have understanding will take heed.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Is he who payeth adoration in the watches of the night, prostrate and standing, bewaring of the Hereafter and hoping for the mercy of his Lord, (to be accounted equal with a disbeliever)? Say (unto them, O Muhammad): Are those who know equal with those who know not? But only men of understanding will pay heed.

M. Pickthallpublic-domain

Is one who is devoutly obedient during periods of the night, prostrating and standing [in prayer], fearing the Hereafter and hoping for the mercy of his Lord, [like one who does not]? Say, "Are those who know equal to those who do not know?" Only they will remember [who are] people of understanding.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أهذا الكافر المتمتع بكفره خير، أم من هو عابد لربه طائع له، يقضي ساعات الليل في القيام والسجود لله، يخاف عذاب الآخرة، ويأمُل رحمة ربه؟ قل -أيها الرسول-: هل يستوي الذين يعلمون ربهم ودينهم الحق والذين لا يعلمون شيئًا من ذلك؟ لا يستوون. إنما يتذكر ويعرف الفرق أصحاب العقول السليمة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?