← Sure 39

39:24

أَفَمَن يَتَّقِى بِوَجْهِهِۦ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ وَقِيلَ لِلظَّـٰلِمِينَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

Kelime kelime

أَفَمَن
kimse mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَتَّقِى
korunmağa çalışan
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَّقِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِوَجْهِهِۦ
yüzüyle
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وَجْهِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سُوٓءَ
en kötü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْعَذَابِ
azabdan
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَقِيلَ
ve denilir
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لِلظَّٰلِمِينَ
zalimlere
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
ذُوقُوا۟
tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
olduğunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَكْسِبُونَ
kazanıyor
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْسِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: "Kazandıklarınızın karşılığını tadın" denir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O halde kıyamet günü zalimlere: "Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!" denilirken, o kötü azabdan yüzü ile korunacak kimse ne olur? ()

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse, (güvendeki gibi) midir? Zalimlere “(Dünyadayken) kazandıklarınızı tadın!” denir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Is, then, one who has to fear the brunt of the Penalty on the Day of Judgment (and receive it) on his face, (like one guarded therefrom)? It will be said to the wrong-doers: "Taste ye (the fruits of) what ye earned!"

A. Yusuf Alipublic-domain

What about the one who will only have his bare face to protect him from his terrible suffering on the Day of Resurrection? It will be said to the evildoers, ‘Taste what you have earned.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Is he then, who will strike his face against the awful doom upon the Day of Resurrection (as he who doeth right)? And it will be said unto the wrong-doers: Taste what ye used to earn.

M. Pickthallpublic-domain

Then is he who will shield with his face the worst of the punishment on the Day of Resurrection [like one secure from it]? And it will be said to the wrongdoers, "Taste what you used to earn."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أفمن يُلْقى في النار مغلولا- فلا يتهيأ له أن يتقي النار إلا بوجهه؛ لكفره وضلاله- خير أم من ينعم في الجنة؛ لأن الله هداه؟ وقيل يومئذ للظالمين: ذوقوا وبال ما كنتم في الدنيا تكسبون من معاصي الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular