← Sure 39

39:73

وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ إِلَى ٱلْجَنَّةِ زُمَرًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَٱدْخُلُوهَا خَـٰلِدِينَ

Kelime kelime

وَسِيقَ
ve sevk edilirler
Fiil
Kök: سوق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سِيقَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّقَوْا۟
korunan(lar)
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّهُمْ
Rablerinin (azabından)
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَى
cennete
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
زُمَرًا
bölük bölük
İsim
Kök: زمر
Dilbilgisi (i'rab)
زُمَرًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءُوهَا
geldikleri
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَفُتِحَتْ
ve açılır
Fiil
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
فُتِحَتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
أَبْوَٰبُهَا
onun kapıları
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْوَٰبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَقَالَ
ve derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
خَزَنَتُهَا
onun bekçileri
İsim
Kök: خزن
Dilbilgisi (i'rab)
خَزَنَتُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
سَلَٰمٌ
selam
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَٰمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
طِبْتُمْ
(ne) hoşsunuz
Fiil
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
طِبْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱدْخُلُوهَا
buraya girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱدْخُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
خَٰلِدِينَ
ebedi kalmak üzere
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰلِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: "Selam size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: "Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!" derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rablerine karşı takvâlı (duyarlı) olanlar da grup grup cennete sevk edilecektir. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları zaten açılmış durumdadır ve bekçileri onlara “Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin oraya!” diyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And those who feared their Lord will be led to the Garden in crowds: until behold, they arrive there; its gates will be opened; and its keepers will say: "Peace be upon you! well have ye done! enter ye here, to dwell therein."

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who were mindful of their Lord will be led in throngs to the Garden. When they arrive, they will find its gates wide open, and its keepers will say to them, ‘Peace be upon you. You have been good. Come in: you are here to stay,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who keep their duty to their Lord are driven unto the Garden in troops till, when they reach it, and the gates thereof are opened, and the warders thereof say unto them: Peace be unto you! Ye are good, so enter ye (the Garden of delight), to dwell therein;

M. Pickthallpublic-domain

But those who feared their Lord will be driven to Paradise in groups until, when they reach it while its gates have been opened and its keepers say, "Peace be upon you; you have become pure; so enter it to abide eternally therein," [they will enter].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وسيق الذين اتقوا ربهم بتوحيده والعمل بطاعته إلى الجنة جماعات، حتى إذا جاؤوها وشُفع لهم بدخولها، فتحت أبوابها، فترحِّب بهم الملائكة الموكَّلون بالجنة، ويُحَيُّونهم بالبِشر والسرور؛ لطهارتهم من آثار المعاصي قائلين لهم: سلام عليكم من كل آفة، طابت أحوالكم، فادخلوا الجنة خالدين فيها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?