← Sure 4

4:109

هَـٰٓأَنتُمْ هَـٰٓؤُلَآءِ جَـٰدَلْتُمْ عَنْهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا فَمَن يُجَـٰدِلُ ٱللَّهَ عَنْهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ أَم مَّن يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا

Kelime kelime

هَٰٓأَنتُمْ
haydi siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
هَٰٓؤُلَآءِ
savundunuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
جَٰدَلْتُمْ
savundunuz
Fiil
Kök: جدل
Dilbilgisi (i'rab)
جَٰدَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنْهُمْ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
hayatında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
فَمَن
ya kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimsoru
يُجَٰدِلُ
savunacak
Fiil
Kök: جدل
Dilbilgisi (i'rab)
يُجَٰدِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'a karşı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَنْهُمْ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَم
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمEdatatıf bağlacı
مَّن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنİsimsoru
يَكُونُ
olacak
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَكِيلًا
vekil
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
وَكِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İşte siz dünya hayatında onları savunuyorsunuz ama, kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak? Veya onların vekaletini kim üzerine alacaktır?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Haydi siz dünya hayatında onları savunuverdiniz (diyelim). Peki kıyamet gününde Allah'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte siz böyle kişilersiniz! Dünya hayatında onlara taraf olup savundunuz; peki kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak veya onlara kim vekil (güven kaynağı) olacakmış!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Ah! These are the sort of men on whose behalf ye may contend in this world; but who will contend with Allah on their behalf on the Day of Judgment, or who will carry their affairs through?

A. Yusuf Alipublic-domain

There you [believers] are, arguing on their behalf in this life, but who will argue on their behalf with God on the Day of Resurrection? Who will be their defender?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Ho! ye are they who pleaded for them in the life of the world. But who will plead with Allah for them on the Day of Resurrection, or who will then be their defender?

M. Pickthallpublic-domain

Here you are - those who argue on their behalf in [this] worldly life - but who will argue with Allāh for them on the Day of Resurrection, or who will [then] be their representative?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ها أنتم -أيها المؤمنون- قد حاججتم عن هؤلاء الخائنين لأنفسهم في هذه الحياة الدنيا، فمن يحاجج الله تعالى عنهم يوم البعث والحساب؟ ومن ذا الذي يكون على هؤلاء الخائنين وكيلا يوم القيامة؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular