← Sure 4

4:152

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمْ يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ أُو۟لَـٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْتِيهِمْ أُجُورَهُمْ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
ve onlar ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inandılar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرُسُلِهِۦ
ve elçilerine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رُسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَمْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يُفَرِّقُوا۟
ayırım yapmadılar
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
يُفَرِّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَحَدٍ
hiçbiri
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte (Allah)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
سَوْفَ
pek yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يُؤْتِيهِمْ
verecektir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أُجُورَهُمْ
onların da mükafatlarını
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أُجُورَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
رَّحِيمًا
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah'a ve peygamberlerine inanıp, onlardan hiçbirini ayırmayanlara, işte onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlar arasında ayırım yapmayanlara (Allah) pek yakında mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’a ve elçilerine iman edip onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayanlara (gelince), işte Allah onlara ileride ödüllerini verecektir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To those who believe in Allah and His messengers and make no distinction between any of the messengers, we shall soon give their (due) rewards: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

But God will give [due] rewards to those who believe in Him and His messengers and make no distinction between any of them. God is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But those who believe in Allah and His messengers and make no distinction between any of them, unto them Allah will give their wages; and Allah was ever Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

But they who believe in Allāh and His messengers and do not discriminate between any of them - to those He is going to give their rewards. And ever is Allāh Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين صَدَّقوا بوحدانية الله، وأقرُّوا بنبوَّة رسله أجمعين، ولم يفرقوا بين أحد منهم، وعملوا بشريعة الله، أولئك سوف يعطيهم جزاءهم وثوابهم على إيمانهم به وبرسله. وكان الله غفورًا رحيمًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?