← Sure 4

4:165

رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى ٱللَّهِ حُجَّةٌۢ بَعْدَ ٱلرُّسُلِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

Kelime kelime

رُّسُلًا
elçiler (gönderdik) ki
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُّسُلًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّبَشِّرِينَ
müjdeleyici
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبَشِّرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَمُنذِرِينَ
ve uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُنذِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
لِئَلَّا
kalmasın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
ئَلَّاEdatolumsuzluk
يَكُونَ
olmalı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
حُجَّةٌۢ
bahaneleri
İsim
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
حُجَّةٌۢİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلرُّسُلِ
elçilerden
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَزِيزًا
üstündür
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
عَزِيزًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَكِيمًا
hüküm ve hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak (gönderilen) elçilere de (vahy etmiştik) ki elçilerden sonra insanların Allah’a karşı herhangi bir delili (bahanesi) olmasın! Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Messengers who gave good news as well as warning, that mankind, after (the coming) of the messengers, should have no plea against Allah: For Allah is Exalted in Power, Wise.

A. Yusuf Alipublic-domain

They were messengers bearing good news and warning, so that mankind would have no excuse before God, once the messengers had been sent: God is almighty and all wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Messengers of good cheer and of warning, in order that mankind might have no argument against Allah after the messengers. Allah was ever Mighty, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

[We sent] messengers as bringers of good tidings and warners so that mankind will have no argument against Allāh after the messengers. And ever is Allāh Exalted in Might and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أرسَلْتُ رسلا إلى خَلْقي مُبشِّرين بثوابي، ومنذرين بعقابي؛ لئلا يكون للبشر حجة يعتذرون بها بعد إرسال الرسل. وكان الله عزيزًا في ملكه، حكيمًا في تدبيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?