← Sure 4

4:47

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ ءَامِنُوا۟ بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبْلِ أَن نَّطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدْبَارِهَآ أَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّآ أَصْحَـٰبَ ٱلسَّبْتِ ۚ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilen(ler)
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْكِتَٰبَ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ءَامِنُوا۟
inanın
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِمَا
şeye (Kur'ana)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
نَزَّلْنَا
indirdiğimiz
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُصَدِّقًا
doğrulayıcı olarak
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
مُصَدِّقًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّمَا
yanınızdakini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
مَعَكُم
sizinle beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
أَن
biz silip
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّطْمِسَ
biz de siliverdik
Fiil
Kök: طمس
Dilbilgisi (i'rab)
نَّطْمِسَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
وُجُوهًا
bazı yüzleri
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَنَرُدَّهَا
döndürmemizden
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
نَرُدَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَلَىٰٓ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَدْبَارِهَآ
arkaları
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
أَدْبَارِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
نَلْعَنَهُمْ
onları da la'netlememizden
Fiil
Kök: لعن
Dilbilgisi (i'rab)
نَلْعَنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
لَعَنَّآ
la'netlediğimiz
Fiil
Kök: لعن
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَصْحَٰبَ
adamlarını
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلسَّبْتِ
cumartesi
İsim
Kök: سبت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَكَانَ
buyruğu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَمْرُ
emri
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَفْعُولًا
yapılır
İsim
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
مَفْعُولًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden veya onları Cumartesi (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin! (Çünkü) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye People of the Book! believe in what We have (now) revealed, confirming what was (already) with you, before We change the face and fame of some (of you) beyond all recognition, and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers, for the decision of Allah Must be carried out.

A. Yusuf Alipublic-domain

People of the Book, believe in what We have sent down to confirm what you already have before We wipe out [your sense of ] direction, turning you back, or reject you, as We rejected those who broke the Sabbath: God’s will is always done.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye unto whom the Scripture hath been given! Believe in what We have revealed confirming that which ye possess, before We destroy countenances so as to confound them, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers (of old time). The commandment of Allah is always executed.

M. Pickthallpublic-domain

O you who were given the Scripture, believe in what We have sent down [to Prophet Muḥammad (ﷺ)], confirming that which is with you, before We obliterate faces and turn them toward their backs or curse them as We cursed the sabbath-breakers. And ever is the matter [i.e., decree] of Allāh accomplished.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أهل الكتاب، صدِّقوا واعملوا بما نزَّلنا من القرآن، مصدقًا لما معكم من الكتب من قبل أن نأخذكم بسوء صنيعكم، فنمحو الوجوه ونحولها قِبَلَ الظهور، أو نلعن هؤلاء المفسدين بمسخهم قردة وخنازير، كما لعنَّا اليهود مِن أصحاب السبت، الذين نُهوا عن الصيد فيه فلم ينتهوا، فغضب الله عليهم، وطردهم من رحمته، وكان أمر الله نافذًا في كل حال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?