← Sure 4

4:69

وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ مَعَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلصِّدِّيقِينَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَٱلصَّـٰلِحِينَ ۚ وَحَسُنَ أُو۟لَـٰٓئِكَ رَفِيقًا

Kelime kelime

وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُطِعِ
ita'at ederse
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يُطِعِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَٱلرَّسُولَ
ve Elçi'ye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَعَ
beraberdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerle
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أَنْعَمَ
ni'metlendirdiği
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْعَمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَيْهِم
kendilerini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَ
peygamberlerle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّبِيِّۦنَ
peygamberleri
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِيِّۦنَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلصِّدِّيقِينَ
ve sıddiklarla
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صِّدِّيقِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلشُّهَدَآءِ
ve şehidlerle
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شُّهَدَآءِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلصَّٰلِحِينَ
ve Salihlerle
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَحَسُنَ
ve ne güzel
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
حَسُنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
رَفِيقًا
arkadaştır
İsim
Kök: رفق
Dilbilgisi (i'rab)
رَفِيقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehidler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kim Allah’a ve Elçi'ye itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, (gerçeği) doğrulayanlar, şahitler ve iyilerle beraberdir. Onlar, ne güzel arkadaştırlar!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

All who obey Allah and the messenger are in the company of those on whom is the Grace of Allah,- of the prophets (who teach), the sincere (lovers of Truth), the witnesses (who testify), and the Righteous (who do good): Ah! what a beautiful fellowship!

A. Yusuf Alipublic-domain

Whoever obeys God and the Messenger will be among those He has blessed: the messengers, the truthful, those who bear witness to the truth, and the righteous- what excellent companions these are!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whoso obeyeth Allah and the messenger, they are with those unto whom Allah hath shown favour, of the prophets and the saints and the martyrs and the righteous. The best of company are they!

M. Pickthallpublic-domain

And whoever obeys Allāh and the Messenger - those will be with the ones upon whom Allāh has bestowed favor of the prophets, the steadfast affirmers of truth, the martyrs and the righteous. And excellent are those as companions.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن يستجب لأوامر الله تعالى وهدي رسوله محمد صلى الله عليه وسلم فأولئك الذين عَظُمَ شأنهم وقدرهم، فكانوا في صحبة مَن أنعم الله تعالى عليهم بالجنة من الأنبياء والصديقين الذين كمُل تصديقهم بما جاءت به الرسل، اعتقادًا وقولا وعملا والشهداء في سبيل الله وصالح المؤمنين، وحَسُنَ هؤلاء رفقاء في الجنة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?