← Sure 4

4:75

وَمَا لَكُمْ لَا تُقَـٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلْوِلْدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْ هَـٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهْلُهَا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا

Kelime kelime

وَمَا
ne oldu?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاİsimsoru
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَا
savaşmıyorsunuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تُقَٰتِلُونَ
savaşın
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تُقَٰتِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ
ve zayıf
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْتَضْعَفِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
مِنَ
(uğrunda)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلرِّجَالِ
erkekler
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلنِّسَآءِ
ve kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسَآءِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْوِلْدَٰنِ
ve çocuklar
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وِلْدَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَقُولُونَ
diyorlar
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَخْرِجْنَا
bizi çıkar
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْرِجْFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنْ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِİsimism-i işaret، dişil tekil
ٱلْقَرْيَةِ
kentten
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَرْيَةِİsimmecrûr (genitif)
ٱلظَّالِمِ
zalim
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّالِمِİsimism-i fâil (etken ortaç)، mecrûr (genitif)، sıfat
أَهْلُهَا
halkı
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱجْعَل
ve ver
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱجْعَلFiilemir، 2. tekil eril
لَّنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
مِن
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
لَّدُنكَ
kendin
İsim
Kök: لدن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّدُنİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَلِيًّا
bir koruyucu
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱجْعَل
ve ver
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱجْعَلFiilemir، 2. tekil eril
لَّنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
مِن
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
لَّدُنكَ
kendin
İsim
Kök: لدن
Dilbilgisi (i'rab)
لَّدُنİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَصِيرًا
bir yardımcı
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Size ne oluyor da Allah yolunda ve “Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar; bize tarafından bir dost ver; bize katından bir yardımcı ver!” diyen zayıf düşürülmüş (zavallı) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And why should ye not fight in the cause of Allah and of those who, being weak, are ill-treated (and oppressed)?- Men, women, and children, whose cry is: "Our Lord! Rescue us from this town, whose people are oppressors; and raise for us from thee one who will protect; and raise for us from thee one who will help!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Why should you not fight in God’s cause and for those oppressed men, women, and children who cry out, ‘Lord, rescue us from this town whose people are oppressors! By Your grace, give us a protector and give us a helper!’?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

How should ye not fight for the cause of Allah and of the feeble among men and of the women and the children who are crying: Our Lord! Bring us forth from out this town of which the people are oppressors! Oh, give us from thy presence some protecting friend! Oh, give us from Thy presence some defender!

M. Pickthallpublic-domain

And what is [the matter] with you that you fight not in the cause of Allāh and [for] the oppressed among men, women, and children who say, "Our Lord, take us out of this city of oppressive people and appoint for us from Yourself a protector and appoint for us from Yourself a helper"?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما الذي يمنعكم -أيها المؤمنون- عن الجهاد في سبيل نصرة دين الله، ونصرة عباده المستضعفين من الرجال والنساء والصغار الذين اعتُدي عليهم، ولا حيلة لهم ولا وسيلة لديهم إلا الاستغاثة بربهم، يدعونه قائلين: ربنا أخرجنا من هذه القرية -يعني "مكة "- التي ظَلَم أهلها أنفسهم بالكفر والمؤمنين بالأذى، واجعل لنا من عندك وليّاً يتولى أمورنا، ونصيرًا ينصرنا على الظالمين؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular