← Sure 42

42:13

۞ شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحًا وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِۦٓ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَىٰٓ ۖ أَنْ أَقِيمُوا۟ ٱلدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا۟ فِيهِ ۚ كَبُرَ عَلَى ٱلْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ ۚ ٱللَّهُ يَجْتَبِىٓ إِلَيْهِ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ

Kelime kelime

شَرَعَ
şeri'at (hukuk düzeni) yaptı
Fiil
Kök: شرع
Dilbilgisi (i'rab)
شَرَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنَ
dinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلدِّينِ
ceza
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دِّينِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَا
ne varsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
وَصَّىٰ
tavsiye ettiği
Fiil
Kök: وصي
Dilbilgisi (i'rab)
وَصَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
نُوحًا
Nuh'a
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحًاİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
وَٱلَّذِىٓ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَوْحَيْنَآ
vahyettiğimizi
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
وَصَّيْنَا
tavsiye ettiğimizi
Fiil
Kök: وصي
Dilbilgisi (i'rab)
وَصَّيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦٓ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦٓİsimzamir، 3. tekil eril
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'e
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِيمَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
وَمُوسَىٰ
ve Musa'ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
وَعِيسَىٰٓ
ve ve Îsa'ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عِيسَىٰٓİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
أَنْ
şöyle ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أَقِيمُوا۟
doğru tutun
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَقِيمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلدِّينَ
dini
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دِّينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَفَرَّقُوا۟
ayrılığa düşmeyin
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَفَرَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَبُرَ
ağır geldi
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبُرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَى
ortak koşanlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُشْرِكِينَ
ortak koşan erkeklerle
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُشْرِكِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
مَا
onları çağırdığın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
تَدْعُوهُمْ
onları çağırsanız
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُوFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَيْهِ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَجْتَبِىٓ
seçer
Fiil
Kök: جبي
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْتَبِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَيْهِ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَيَهْدِىٓ
ve iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَهْدِىٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَيْهِ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يُنِيبُ
iyi niyyetle yönelen
Fiil
Kök: نوب
Dilbilgisi (i'rab)
يُنِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril

Meal

TR

Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Sana vahyettik; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: "Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin." Ortak koşanları çağırdığın şey onların gözünde büyümektedir. Allah dilediğini kendine seçer, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) “Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de din (yasa) kıldı. (Fakat) kendilerini çağırdığın bu (din) ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini (layık olanı) kendisine (peygamber olarak) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola ulaştırır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The same religion has He established for you as that which He enjoined on Noah - the which We have sent by inspiration to thee - and that which We enjoined on Abraham, Moses, and Jesus: Namely, that ye should remain steadfast in religion, and make no divisions therein: to those who worship other things than Allah, hard is the (way) to which thou callest them. Allah chooses to Himself those whom He pleases, and guides to Himself those who turn (to Him).

A. Yusuf Alipublic-domain

In matters of faith, He has laid down for you [people] the same commandment that He gave Noah, which We have revealed to you [Muhammad] and which We enjoined on Abraham and Moses and Jesus: ‘Uphold the faith and do not divide into factions within it’- what you [Prophet] call upon the idolaters to do is hard for them; God chooses whoever He pleases for Himself and guides towards Himself those who turn to Him.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He hath ordained for you that religion which He commended unto Noah, and that which We inspire in thee (Muhammad), and that which We commended unto Abraham and Moses and Jesus, saying: Establish the religion, and be not divided therein. Dreadful for the idolaters is that unto which thou callest them. Allah chooseth for Himself whom He will, and guideth unto Himself him who turneth (toward Him).

M. Pickthallpublic-domain

He has ordained for you of religion what He enjoined upon Noah and that which We have revealed to you, [O Muḥammad], and what We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus - to establish the religion and not be divided therein. Difficult for those who associate others with Allāh is that to which you invite them. Allāh chooses for Himself whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

شرع الله لكم- أيها الناس- من الدِّين الذي أوحيناه إليك -أيها الرسول، وهو الإسلام- ما وصَّى به نوحًا أن يعمله ويبلغه، وما وصينا به إبراهيم وموسى وعيسى (هؤلاء الخمسة هم أولو العزم من الرسل على المشهور) أن أقيموا الدين بالتوحيد وطاعة الله وعبادته دون مَن سواه، ولا تختلفوا في الدين الذي أمرتكم به، عَظُمَ على المشركين ما تدعوهم إليه من توحيد الله وإخلاص العبادة له، الله يصطفي للتوحيد مَن يشاء مِن خلقه، ويوفِّق للعمل بطاعته مَن يرجع إليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?