← Sure 43

43:11

وَٱلَّذِى نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَنشَرْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا ۚ كَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

Kelime kelime

وَٱلَّذِى
ve o ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
نَزَّلَ
indirendir
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَّلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءًۢ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًۢİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِقَدَرٍ
bir ölçü ile
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَدَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَأَنشَرْنَا
böylece canlandırdık
Fiil
Kök: نشر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنشَرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
بَلْدَةً
bir ülkeyi
İsim
Kök: بلد
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّيْتًا
ölü
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
مَّيْتًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
كَذَٰلِكَ
işte öyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
تُخْرَجُونَ
siz de çıkarılacaksınız
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
تُخْرَجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

O, suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memlekete yeniden hayat verdik. İşte siz de kabirlerinizden böyle diriltilip çıkarılacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gökten bir ölçüyle su indiren de O’dur. Biz onunla ölü şehri (toprağı) canlandırırız. Siz de (mahşer için) işte böyle çıkarılacaksınız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

That sends down (from time to time) rain from the sky in due measure;- and We raise to life therewith a land that is dead; even so will ye be raised (from the dead);-

A. Yusuf Alipublic-domain

who sends water down from the sky in due measure––We resurrect dead land with it, and likewise you will be resurrected from the grave––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Who sendeth down water from the sky in (due) measure, and We revive a dead land therewith. Even so will ye be brought forth;

M. Pickthallpublic-domain

And who sends down rain from the sky in measured amounts, and We revive thereby a dead land - thus will you be brought forth -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذي نزل من السماء مطرًا بقدر، ليس طوفانًا مغرقًا ولا قاصرًا عن الحاجة؛ حتى يكون معاشًا لكم ولأنعامكم، فأحيينا بالماء بلدة مُقْفِرَة من النبات، كما أخرجنا بهذا الماء الذي نزلناه من السماء من هذه البلدة الميتة النبات والزرع، تُخْرَجون- أيها الناس- من قبوركم بعد فنائكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?