← Sure 43

43:23

وَكَذَٰلِكَ مَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِم مُّقْتَدُونَ

Kelime kelime

وَكَذَٰلِكَ
ve işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَآ
göndermedik
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَآEdatolumsuzluk
أَرْسَلْنَا
gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
senden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِكَ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فِى
herhangi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قَرْيَةٍ
bir kente
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
قَرْيَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّذِيرٍ
uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
نَّذِيرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
قَالَ
diyenlerden
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُتْرَفُوهَآ
oranın zenginleri
İsim
Kök: ترف
Dilbilgisi (i'rab)
مُتْرَفُوİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
إِنَّا
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَجَدْنَآ
bulduk
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَجَدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَابَآءَنَا
babalarımızı
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰٓ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أُمَّةٍ
bir din
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِنَّا
ve biz de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰٓ
onların izlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
ءَاثَٰرِهِم
bunların izleri
İsim
Kök: أثر
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاثَٰرِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُّقْتَدُونَ
uyarız
İsim
Kök: قدو
Dilbilgisi (i'rab)
مُّقْتَدُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Senden önce, herhangi bir şehre gönderdiğimiz uyarıcıya, şımarık varlıklıları sadece: "Doğrusu babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerini izlemekteyiz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! Yine böyle biz senden önce de hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek, mutlaka oranın şımarık varlıklı kimseleri: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Senden önce de hangi şehre uyarıcı göndermişsek oranın şımarıkları mutlaka “Şüphesiz ki babalarımızı (böyle) bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyanlarız.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Just in the same way, whenever We sent a Warner before thee to any people, the wealthy ones among them said: "We found our fathers following a certain religion, and we will certainly follow in their footsteps."

A. Yusuf Alipublic-domain

When-ever We sent a messenger before you to warn a township, those corrupted by wealth said, in the same way, ‘We saw our fathers following this tradition; we are only following in their footsteps.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And even so We sent not a warner before thee (Muhammad) into any township but its luxurious ones said: Lo! we found our fathers following a religion, and we are following their footprints.

M. Pickthallpublic-domain

And similarly, We did not send before you any warner into a city except that its affluent said, "Indeed, we found our fathers upon a religion, and we are, in their footsteps, following."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكذلك ما أرسلنا من قبلك -أيها الرسول- في قرية مِن نذير ينذرهم عقابنا على كفرهم بنا، فأنذروهم وحذَّروهم سخَطنا وحلول عقوبتنا، إلا قال الذين أبطرتهم النعمة من الرؤساء والكبراء: إنَّا وجدنا آباءنا على ملة ودين، وإنا على منهاجهم وطريقتهم مقتدون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular