← Sure 45

45:8

يَسْمَعُ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا ۖ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Kelime kelime

يَسْمَعُ
o işitir
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَايَٰتِ
ayetlerinin
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تُتْلَىٰ
okunduğunu
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
تُتْلَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
عَلَيْهِ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يُصِرُّ
direnir
Fiil
Kök: صرر
Dilbilgisi (i'rab)
يُصِرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مُسْتَكْبِرًا
büyüklük taslar
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
مُسْتَكْبِرًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَأَن
sanki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنEdatmansûb (akuzatif)
لَّمْ
hiç onları işitmemiş
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يَسْمَعْهَا
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَبَشِّرْهُ
onu müjdele
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بَشِّرْFiilemir، 2. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِعَذَابٍ
bir azab ile
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَذَابٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَلِيمٍ
acı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Kendine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, kendisine tilavet edilen (okunup aktarılan) Allah’ın ayetlerini duyar da sonra kibirlenerek sanki onları hiç duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu elem verici bir azapla müjdele!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He hears the Signs of Allah rehearsed to him, yet is obstinate and lofty, as if he had not heard them: then announce to him a Penalty Grievous!

A. Yusuf Alipublic-domain

who hears God’s revelations being recited to him, yet persists in his arrogance as if he had never heard them––[Prophet] bring him news of a painful torment!––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Who heareth the revelations of Allah recited unto him, and then continueth in pride as though he heard them not. Give him tidings of a painful doom.

M. Pickthallpublic-domain

Who hears the verses of Allāh recited to him, then persists arrogantly as if he had not heard them. So give him tidings of a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسمع آيات كتاب الله تُقْرأ عليه، ثم يتمادى في كفره متعاليًا في نفسه عن الانقياد لله ورسوله، كأنه لم يسمع ما تُلي عليه من آيات الله، فبشر -أيها الرسول- هذا الأفاك الأثيم بعذاب مؤلم موجع في نار جهنم يوم القيامة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular