← Sure 49

49:3

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَٰتَهُمْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱمْتَحَنَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَىٰ ۚ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَغُضُّونَ
kısan(lar)
Fiil
Kök: غضض
Dilbilgisi (i'rab)
يَغُضُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَصْوَٰتَهُمْ
seslerini
İsim
Kök: صوت
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْوَٰتَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِندَ
huzurunda
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
رَسُولِ
elçisinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلَّذِينَ
imtihan etmiştir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱمْتَحَنَ
onları imtihan edin
Fiil
Kök: محن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْتَحَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
قُلُوبَهُمْ
onların kalblerini
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلتَّقْوَىٰ
takva için
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
تَّقْوَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
لَهُم
onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّغْفِرَةٌ
mağfiret
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
مَّغْفِرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَأَجْرٌ
ve bir mükafat
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَجْرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah’ın Elçisinin yanında seslerini kısanlar, kalplerini Allah’ın takvâ (duyarlılık) ile imtihan ettiği (arındırdığı) kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those that lower their voices in the presence of Allah's Messenger,- their hearts has Allah tested for piety: for them is Forgiveness and a great Reward.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is those who lower their voices in the presence of God’s Messenger whose hearts God has proved to be aware––they will have forgiveness, and a great reward––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! they who subdue their voices in the presence of the messenger of Allah, those are they whose hearts Allah hath proven unto righteousness. Theirs will be forgiveness and immense reward.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who lower their voices before the Messenger of Allāh - they are the ones whose hearts Allāh has tested for righteousness. For them is forgiveness and great reward.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين يَخْفِضون أصواتهم عند رسول الله أولئك الذين اختبر الله قلوبهم، وأخلصها لتقواه، لهم من الله مغفرة لذنوبهم وثواب جزيل، وهو الجنة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?