← Sure 5

5:49

وَأَنِ ٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ وَٱحْذَرْهُمْ أَن يَفْتِنُوكَ عَنۢ بَعْضِ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكَ ۖ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُصِيبَهُم بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ لَفَـٰسِقُونَ

Kelime kelime

وَأَنِ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنِEdatmasdar bağlacı
ٱحْكُم
hükmet
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱحْكُمFiilemir، 2. tekil eril
بَيْنَهُم
aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَآ
ile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdiği
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَلَا
uyma
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَّبِعْ
uyma
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّبِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَهْوَآءَهُمْ
onların keyiflerine
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱحْذَرْهُمْ
ve onlardan sakın
Fiil
Kök: حذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱحْذَرْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
seni şaşırtmalarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَفْتِنُوكَ
sınadık
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَنۢ
bir kısmından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْضِ
biri
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَآ
şeylerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdiği
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
تَوَلَّوْا۟
dönerlerse
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَٱعْلَمْ
bil ki
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱعْلَمْFiilemir، 2. tekil eril
أَنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَن
onları felakete uğratmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُصِيبَهُم
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
يُصِيبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِبَعْضِ
bazı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضِİsimeril، mecrûr (genitif)
ذُنُوبِهِمْ
günahları yüzünden
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
ذُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَثِيرًا
çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
insanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَفَٰسِقُونَ
yoldan çıkmışlardır
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
فَٰسِقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

O halde, Allah'ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet, Allah'ın sana indirdiği Kuran'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma; eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarıyla ilgili olarak onlara karşı dikkatli ol! (Verdiğin hükümden) yüz çevirirlerse, bil ki Allah ancak günahlarının bir kısmı sebebiyle onlara sıkıntı vermek ister. İnsanların birçoğu yoldan çıkmışlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And this (He commands): Judge thou between them by what Allah hath revealed, and follow not their vain desires, but beware of them lest they beguile thee from any of that (teaching) which Allah hath sent down to thee. And if they turn away, be assured that for some of their crime it is Allah's purpose to punish them. And truly most men are rebellious.

A. Yusuf Alipublic-domain

So [Prophet] judge between them according to what God has sent down. Do not follow their whims, and take good care that they do not tempt you away from any of what God has sent down to you. If they turn away, remember that God intends to punish them for some of the sins they have committed: a great many people are lawbreakers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So judge between them by that which Allah hath revealed, and follow not their desires, but beware of them lest they seduce thee from some part of that which Allah hath revealed unto thee. And if they turn away, then know that Allah's Will is to smite them for some sin of theirs. Lo! many of mankind are evil-livers.

M. Pickthallpublic-domain

And judge, [O Muḥammad], between them by what Allāh has revealed and do not follow their inclinations and beware of them, lest they tempt you away from some of what Allāh has revealed to you. And if they turn away - then know that Allāh only intends to afflict them with some of their [own] sins. And indeed, many among the people are defiantly disobedient.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واحكم -أيها الرسول- بين اليهود بما أنزل الله إليك في القرآن، ولا تتبع أهواء الذين يحتكمون إليك، واحذرهم أن يصدُّوك عن بعض ما أنزل الله إليك فتترك العمل به، فإن أعرض هؤلاء عمَّا تحكم به فاعلم أن الله يريد أن يصرفهم عن الهدى بسبب ذنوبٍ اكتسبوها من قبل. وإن كثيرًا من الناس لَخارجون عن طاعة ربهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?