← Sure 5

5:52

فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَـٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ ۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَـٰدِمِينَ

Kelime kelime

فَتَرَى
görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلَّذِينَ
bulunanların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِهِم
kalblerinde
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّرَضٌ
hastalık
İsim
Kök: مرض
Dilbilgisi (i'rab)
مَّرَضٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يُسَٰرِعُونَ
koştuklarını
Fiil
Kök: سرع
Dilbilgisi (i'rab)
يُسَٰرِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهِمْ
onların arasına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَقُولُونَ
diyerek
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَخْشَىٰٓ
korkuyoruz
Fiil
Kök: خشي
Dilbilgisi (i'rab)
نَخْشَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
أَن
bize gelmesinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تُصِيبَنَا
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
تُصِيبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
دَآئِرَةٌ
bir felaket
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دَآئِرَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَعَسَى
belki
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَسَىFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَن
getirir de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَأْتِىَ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱلْفَتْحِ
fetih
İsim
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَتْحِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أَمْرٍ
bir iş
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْ
kendi katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِهِۦ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَيُصْبِحُوا۟
onlar olurlar
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُصْبِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَآ
şeyler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
أَسَرُّوا۟
gizledikleri
Fiil
Kök: سرر
Dilbilgisi (i'rab)
أَسَرُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِىٓ
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
nefisleri
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَٰدِمِينَ
pişmanlık
İsim
Kök: ندم
Dilbilgisi (i'rab)
نَٰدِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kalblerinde hastalık olanların, "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koştuğunu görürsün. Olur ki Allah bir zafer verir veya katından bir emir getirir de kalblerinde gizlediklerine içleri yananlara dönerler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kalblerinde hastalık bulunanların: " Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz.” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir zafer veya katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those in whose hearts is a disease - thou seest how eagerly they run about amongst them, saying: "We do fear lest a change of fortune bring us disaster." Ah! perhaps Allah will give (thee) victory, or a decision according to His will. Then will they repent of the thoughts which they secretly harboured in their hearts.

A. Yusuf Alipublic-domain

yet you [Prophet] will see the perverse at heart rushing to them for protection, saying, ‘We are afraid fortune may turn against us.’ But God may well bring about a triumph or some other event of His own making: then they will rue the secrets they harboured in their hearts,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And thou seest those in whose heart is a disease race toward them, saying: We fear lest a change of fortune befall us. And it may happen that Allah will vouchsafe (unto thee) the victory, or a commandment from His presence. Then will they repent them of their secret thoughts.

M. Pickthallpublic-domain

So you see those in whose hearts is disease [i.e., hypocrisy] hastening into [association with] them, saying, "We are afraid a misfortune may strike us." But perhaps Allāh will bring conquest or a decision from Him, and they will become, over what they have been concealing within themselves, regretful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يخبر الله تعالى عن جماعة من المنافقين أنهم كانوا يبادرون في موادة اليهود لما في قلوبهم من الشكِّ والنفاق، ويقولون: إنما نوادُّهم خشية أن يظفروا بالمسلمين فيصيبونا معهم، قال الله تعالى ذكره: فعسى الله أن يأتي بالفتح -أي فتح "مكة"- وينصر نَبِيَّه، ويُظْهِر الإسلام والمسلمين على الكفار، أو يُهيِّئ من الأمور ما تذهب به قوةُ اليهود والنَّصارى، فيخضعوا للمسلمين، فحينئذٍ يندم المنافقون على ما أضمروا في أنفسهم من موالاتهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?