← Sure 57

57:14

يُنَادُونَهُمْ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَلَـٰكِنَّكُمْ فَتَنتُمْ أَنفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَٱرْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ ٱلْأَمَانِىُّ حَتَّىٰ جَآءَ أَمْرُ ٱللَّهِ وَغَرَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

Kelime kelime

يُنَادُونَهُمْ
onlara seslenirler
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَادُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَلَمْ
değil miydik?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
نَكُن
biz de
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
نَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَّعَكُمْ
sizinle beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَالُوا۟
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
وَلَٰكِنَّكُمْ
ama siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَتَنتُمْ
kötülük ettiniz
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فَتَنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنفُسَكُمْ
kendi canlarınıza
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَتَرَبَّصْتُمْ
ve beklediniz
Fiil
Kök: ربص
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَرَبَّصْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱرْتَبْتُمْ
ve kuşkulandınız
Fiil
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱرْتَبْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَغَرَّتْكُمُ
ve sizi aldattı
Fiil
Kök: غرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَرَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْأَمَانِىُّ
kuruntular
İsim
Kök: مني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمَانِىُّİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
جَآءَ
gelinceye
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَمْرُ
emri (ölüm)
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَغَرَّكُم
ve sizi aldattı
Fiil
Kök: غرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَرَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah(ın affı) ile
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلْغَرُورُ
çok aldatıcı (şeytan)
İsim
Kök: غرر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَرُورُİsimeril، merfû (nominatif)

Meal

TR

İkiyüzlüler, inananlara: "Biz sizinle beraber değil miydik" diye seslenirler. Onlar: "Evet öyle; fakat sizler kendinizi aldattınız, bize pusu kurdunuz, Allah'ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz; sizi kuruntular aldattı; sizi şeytanlar Allah'a karşı da ayarttı."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Münafıklar) onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Müminler) de derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Münafıklar) onlara (müminlere) “Biz sizinle birlikte değil miydik?” diye sesleneceklerdir. (Müminler de) şöyle diyeceklerdir: “Evet ancak siz kendinizi fitneye soktunuz, beklediniz, şüpheye düştünüz ve Allah’ın emri (ölüm) gelip çatıncaya kadar kuruntular sizi aldattı; o çok aldatan (şeytan) sizi Allah ile aldattı.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Those without) will call out, "Were we not with you?" (The others) will reply, "True! but ye led yourselves into temptation; ye looked forward (to our ruin); ye doubted (Allah's Promise); and (your false) desires deceived you; until there issued the Command of Allah. And the Deceiver deceived you in respect of Allah.

A. Yusuf Alipublic-domain

The hypocrites will call out to the believers, ‘Were we not with you?’ They will reply, ‘Yes. But you allowed yourselves to be tempted, you were hesitant, doubtful, deceived by false hopes until God’s command came- the Deceiver tricked you about God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They will cry unto them (saying): Were we not with you? They will say: Yea, verily; but ye tempted one another, and hesitated, and doubted, and vain desires beguiled you till the ordinance of Allah came to pass; and the deceiver deceived you concerning Allah;

M. Pickthallpublic-domain

They [i.e., the hypocrites] will call to them [i.e., the believers], "Were we not with you?" They will say, "Yes, but you afflicted yourselves and awaited [misfortune for us] and doubted, and wishful thinking deluded you until there came the command of Allāh. And the Deceiver [i.e., Satan] deceived you concerning Allāh.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ينادي المنافقون المؤمنين قائلين: ألم نكن معكم في الدنيا، نؤدي شعائر الدين مثلكم؟ قال المؤمنون لهم: بلى قد كنتم معنا في الظاهر، ولكنكم أهلكتم أنفسكم بالنفاق والمعاصي، وتربصتم بالنبي الموت وبالمؤمنين الدوائر، وشككتم في البعث بعد الموت، وخدعتكم أمانيكم الباطلة، وبقيتم على ذلك حتى جاءكم الموت وخدعكم بالله الشيطان.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?