← Sure 6

6:12

قُل لِّمَن مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ قُل لِّلَّهِ ۚ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ ۚ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ ۚ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لِّمَن
kimindir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimsoru
مَّا
olanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لِّلَّهِ
Allah'ındır
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَتَبَ
O yazmıştır
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كَتَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
üstüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
نَفْسِهِ
kendi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَةَ
rahmet etmeyi
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
لَيَجْمَعَنَّكُمْ
sizi elbette toplayacaktır
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَجْمَعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَىٰ
gününde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
يَوْمِ
gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
لَا
şüphe olmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
رَيْبَ
şüphe
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
رَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فِيهِ
varlığında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
ama kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
خَسِرُوٓا۟
ziyana sokan(lar)
Fiil
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
خَسِرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنفُسَهُمْ
kendilerini
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَهُمْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
inanmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "göklerde ve yerde olanlar kimindir?", "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır; and olsun ki, sizi vukuu şüphe götürmeyen kıyamet gününde toplayacaktır. Kendilerine yazık ettiler; çünkü onlar inanmazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır. Sizi, varlığında asla şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlara) “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor (ve) “Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah’a aittir.” de! Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "To whom belongeth all that is in the heavens and on earth?" Say: "To Allah. He hath inscribed for Himself (the rule of) Mercy. That He will gather you together for the Day of Judgment, there is no doubt whatever. It is they who have lost their own souls, that will not believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘To whom belongs all that is in the heavens and earth?’ Say, ‘To God. He has taken it upon Himself to be merciful. He will certainly gather you on the Day of Resurrection, which is beyond all doubt. Those who deceive themselves will not believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Unto whom belongeth whatsoever is in the heavens and the earth? Say: Unto Allah. He hath prescribed for Himself mercy, that He may bring you all together to the Day of Resurrection whereof there is no doubt. Those who ruin their souls will not believe.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "To whom belongs whatever is in the heavens and earth?" Say, "To Allāh." He has decreed upon Himself mercy. He will surely assemble you for the Day of Resurrection, about which there is no doubt. Those who will lose themselves [that Day] do not believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: لمن مُلكُ السموات والأرض وما فيهن؟ قل: هو لله كما تقرون بذلك وتعلمونه، فاعبدوه وحده. كتب الله على نفسه الرحمة فلا يعجل على عباده بالعقوبة. ليجمعنكم إلى يوم القيامة الذي لا شك فيه للحساب والجزاء. الذين أشركوا بالله أهلكوا أنفسهم، فهم لا يوحدون الله، ولا يصدقون بوعده ووعيده، ولا يقرون بنبوة محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?