← Sure 6

6:54

وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِنَا فَقُلْ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ ۖ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ ۖ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَكَ
sana geldikleri
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُؤْمِنُونَ
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَقُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
سَلَٰمٌ
selam olsun
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَٰمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَتَبَ
yazmıştır
Fiil
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كَتَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
نَفْسِهِ
kendi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَةَ
rahmeti
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
أَنَّهُۥ
kuşkusuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَنْ
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimşart
عَمِلَ
yaparsa
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمِلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سُوٓءًۢا
bir kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِجَهَٰلَةٍ
bilmeyerek
İsim
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جَهَٰلَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
تَابَ
tevbe eder
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنۢ
ardından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِۦ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَأَصْلَحَ
ve uslanırsa
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَأَنَّهُۥ
muhakkak ki O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
غَفُورٌ
bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ayetlerimize inananlar sana gelince: "Size selam olsun" de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendir".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: “Selam üzerinize olsun!Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazmıştır (gerekli kılmıştır).” Gerçek şu ki sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip kendisini düzeltirse, O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When those come to thee who believe in Our signs, Say: "Peace be on you: Your Lord hath inscribed for Himself (the rule of) mercy: verily, if any of you did evil in ignorance, and thereafter repented, and amend (his conduct), lo! He is Oft-forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

When those who believe in Our revelations come to you [Prophet], say, ‘Peace be upon you. Your Lord has taken it on Himself to be merciful: if any of you has foolishly done a bad deed, and afterwards repented and mended his ways, God is most forgiving and most merciful.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when those who believe in Our revelations come unto thee, say: Peace be unto you! Your Lord hath prescribed for Himself mercy, that whoso of you doeth evil through ignorance and repenteth afterward thereof and doeth right, (for him) lo! He is Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

And when those come to you who believe in Our verses, say, "Peace be upon you. Your Lord has decreed upon Himself mercy: that any of you who does wrong out of ignorance and then repents after that and corrects himself - indeed, He is Forgiving and Merciful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا جاءك -أيها النبي- الذين صَدَّقوا بآيات الله الشاهدة على صدقك من القرآن وغيره مستفتين عن التوبة من ذنوبهم السابقة، فأكرِمْهم بردِّ السلام عليهم، وبَشِّرهم برحمة الله الواسعة؛ فإنه جلَّ وعلا قد كتب على نفسه الرحمة بعباده تفضلا أنه من اقترف ذنبًا بجهالة منه لعاقبتها وإيجابها لسخط الله -فكل عاص لله مخطئًا أو متعمدًا فهو جاهل بهذا الاعتبار وإن كان عالمًا بالتحريم- ثم تاب من بعده وداوم على العمل الصالح، فإنه تعالى يغفر ذنبه، فهو غفور لعباده التائبين، رحيم بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?