← Sure 6

6:135

قُلْ يَـٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَامِلٌ ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَـٰقِبَةُ ٱلدَّارِ ۗ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
يَٰقَوْمِ
Ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱعْمَلُوا۟
yapacağınızı yapın
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱعْمَلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
imkanınıza göre
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَكَانَتِكُمْ
durumunuza
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَكَانَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنِّى
şüphesiz ben de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَامِلٌ
yapıyorum
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَامِلٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَن
kimin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
تَكُونُ
olacağını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَهُۥ
sonunun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
عَٰقِبَةُ
sonu
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلدَّارِ
bu yurdun
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّارِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
iflah olmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُفْلِحُ
iflah
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
يُفْلِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلظَّٰلِمُونَ
Zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Sonucun kimin için hayırlı olacağını bileceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım! Yurdun (bu dünyanın) sonunun kimin olacağını ileride bileceksiniz. Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "O my people! Do whatever ye can: I will do (my part): soon will ye know who it is whose end will be (best) in the Hereafter: certain it is that the wrong-doers will not prosper."

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], say, ‘My people, you carry on as you are, and so will I: you will come to realize who will have a happy homecoming in the Hereafter.’ The evildoers will not prosper.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muhammad): O my people! Work according to your power. Lo! I too am working. Thus ye will come to know for which of us will be the happy sequel. Lo! the wrong-doers will not be successful.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "O my people, work according to your position; [for] indeed, I am working. And you are going to know who will have succession in the home. Indeed, the wrongdoers will not succeed."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول-: يا قوم اعملوا على طريقتكم فإني عامل على طريقتي التي شرعها لي ربي جل وعلا فسوف تعلمون -عند حلول النقمة بكم- مَنِ الذي تكون له العاقبة الحسنة؟ إنه لا يفوز برضوان الله تعالى والجنة مَن تجاوز حده وظلم، فأشرك مع الله غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution