← Sure 6

6:71

قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَـٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُۥٓ أَصْحَـٰبٌ يَدْعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلْهُدَى ٱئْتِنَا ۗ قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ ۖ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
أَنَدْعُوا۟
mi yalvaralım?
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
نَدْعُوا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَا
şeylere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
لَا
bize yarar vermeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَنفَعُنَا
fayda sağlayacağı
Fiil
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
يَنفَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَلَا
ve zarar vermeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَضُرُّنَا
zarar veremezler
Fiil
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
يَضُرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَنُرَدُّ
ve döndürülüp
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نُرَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 1. çoğul
عَلَىٰٓ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَعْقَابِنَا
ökçelerimiz
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْقَابِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِذْ
bizi doğru yola ilettikten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
هَدَىٰنَا
bize göstermişken
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
كَٱلَّذِى
gibi mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
ٱسْتَهْوَتْهُ
ayartarak
Fiil
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَهْوَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلشَّيَٰطِينُ
şeytanların
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيَٰطِينُİsimözel isim، eril çoğul، merfû (nominatif)
فِى
çölde bıraktıkları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
حَيْرَانَ
şaşkın bir halde
İsim
Kök: حير
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْرَانَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لَهُۥٓ
kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥٓİsimzamir، 3. tekil eril
أَصْحَٰبٌ
arkadaşlarının ise
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَدْعُونَهُۥٓ
çağırdıkları
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَى
doğru yola
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْهُدَى
doğru yol
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
هُدَىİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱئْتِنَا
Bize gel! diye
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱئْتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُدَى
yol gösterme
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدَىİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
هُوَ
ancak
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْهُدَىٰ
yol göstermesidir
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
هُدَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
وَأُمِرْنَا
ve bize emredilmiştir
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُمِرْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِنُسْلِمَ
teslim olmamız
Fiil
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نُسْلِمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لِرَبِّ
Rabbine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْعَٰلَمِينَ
alemlerin
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰلَمِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım?" De ki, "Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah'tan sakının diye emrolunduk." Kendisine toplanacağınız O'dur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?". De ki: "Allah'ın gösterdiği yol, yegane doğru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah’ı bırakıp da bize yarar da zarar da veremeyecek olan şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra, halkı (onu) ‘Bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, şeytanların ayartıp şaşkın şaşkın yeryüzünde dolaştırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz?” De ki: “Şüphesiz ki Allah’ın rehberliği, gerçek rehberliktir. Bize ‘Âlemlerin Rabbine teslim olmamız’ emredilmiştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Shall we indeed call on others besides Allah,- things that can do us neither good nor harm,- and turn on our heels after receiving guidance from Allah? - like one whom the evil ones have made into a fool, wandering bewildered through the earth, his friends calling, come to us', (vainly) guiding him to the path." Say: "Allah's guidance is the (only) guidance, and we have been directed to submit ourselves to the Lord of the worlds;-

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Instead of God, are we to call on what neither profits nor harms us? [Are we to] turn on our heels after God has guided us, like someone bewildered, having been tempted by devils into a desert ravine, though his companions call him to guidance [saying], “Come to us”?’ Say, ‘God’s guidance is the true guidance. We are commanded to devote ourselves to the Lord of the Worlds,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Shall we cry, instead of unto Allah, unto that which neither profiteth us nor hurteth us, and shall we turn back after Allah hath guided us, like one bewildered whom the devils have infatuated in the earth, who hath companions who invite him to the guidance (saying): Come unto us? Say: Lo! the guidance of Allah is Guidance, and we are ordered to surrender to the Lord of the Worlds,

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Shall we invoke instead of Allāh that which neither benefits us nor harms us and be turned back on our heels after Allāh has guided us? [We would then be] like one whom the devils enticed [to wander] upon the earth confused, [while] he has companions inviting him to guidance, [calling], 'Come to us.'" Say, "Indeed, the guidance of Allāh is the [only] guidance; and we have been commanded to submit to the Lord of the worlds.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: أنعبد من دون الله تعالى أوثانًا لا تنفع ولا تضر؟ ونرجع إلى الكفر بعد هداية الله تعالى لنا إلى الإسلام، فنشبه -في رجوعنا إلى الكفر- مَن فسد عقله باستهواء الشياطين له، فَضَلَّ في الأرض، وله رفقة عقلاء مؤمنون يدعونه إلى الطريق الصحيح الذي هم عليه فيأبى. قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: إنَّ هدى الله الذي بعثني به هو الهدى الحق، وأُمِرنا جميعًا لنسلم لله تعالى رب العالمين بعبادته وحده لا شريك له، فهو رب كل شيء ومالكه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?