← Sure 6

6:70

وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ وَذَكِّرْ بِهِۦٓ أَن تُبْسَلَ نَفْسٌۢ بِمَا كَسَبَتْ لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ وَإِن تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَّا يُؤْخَذْ مِنْهَآ ۗ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبْسِلُوا۟ بِمَا كَسَبُوا۟ ۖ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

Kelime kelime

وَذَرِ
ve bırak
Fiil
Kök: وذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذَرِFiilemir، 2. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّخَذُوا۟
yerine koyan(ları)
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
دِينَهُمْ
dinlerini
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَعِبًا
oyun
İsim
Kök: لعب
Dilbilgisi (i'rab)
لَعِبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَهْوًا
ve eğlence
İsim
Kök: لهو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَهْوًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَغَرَّتْهُمُ
ve aldattığı kimseleri
Fiil
Kök: غرر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَرَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، merfû (nominatif)، sıfat
وَذَكِّرْ
ve öğüt ver
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ذَكِّرْFiilemir، 2. tekil eril
بِهِۦٓ
o (Kur'an) ile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦٓİsimzamir، 3. tekil eril
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تُبْسَلَ
helake gider
Fiil
Kök: بسل
Dilbilgisi (i'rab)
تُبْسَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
نَفْسٌۢ
bir kişi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسٌۢİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَسَبَتْ
kazandığından
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
لَيْسَ
olmaz
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهَا
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلِىٌّ
ne bir dostu
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِىٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
شَفِيعٌ
bir yardımcısı
İsim
Kök: شفع
Dilbilgisi (i'rab)
شَفِيعٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
تَعْدِلْ
verse
Fiil
Kök: عدل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْدِلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
كُلَّ
her türlü
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَدْلٍ
fidyeyi
İsim
Kök: عدل
Dilbilgisi (i'rab)
عَدْلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّا
kabul edilmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يُؤْخَذْ
biz almıştık
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْخَذْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مِنْهَآ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلَّذِينَ
kimselerdir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُبْسِلُوا۟
helake uğrayan(lardır)
Fiil
Kök: بسل
Dilbilgisi (i'rab)
أُبْسِلُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَسَبُوا۟
kazandıklarından
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُمْ
onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
شَرَابٌ
bir içki
İsim
Kök: شرب
Dilbilgisi (i'rab)
شَرَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
kaynar sudan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
حَمِيمٍ
dostu
İsim
Kök: حمم
Dilbilgisi (i'rab)
حَمِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَعَذَابٌ
ve bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌۢ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
olduklarından
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْفُرُونَ
inkar ediyor
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Kuran ile öğüt ver ki, bir kimse kazandığıyla helake düşmeye görsün, o takdirde Allah'dan başka ona ne bir yardımcı, ne de bir kurtarıcı bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandıklarından ötürü yok olanlar işte bunlardır. İnkar etmelerinden dolayı kızgın içecek ve can yakıcı azab onlaradır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kişileri terk et! (Yine de) kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin (mahşerde) alıkonmaması için onunla (Kur’an’la) gerçeği hatırlat! O (inkârcı her nefis) için Allah’tan başka hiçbir dost ve şefaatçı yoktur. (Her nefis), bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıkları (günahlar) yüzünden (mahşerde) alıkonulmuş olacaklardır. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Leave alone those who take their religion to be mere play and amusement, and are deceived by the life of this world. But proclaim (to them) this (truth): that every soul delivers itself to ruin by its own acts: it will find for itself no protector or intercessor except Allah: if it offered every ransom, (or reparation), none will be accepted: such is (the end of) those who deliver themselves to ruin by their own acts: they will have for drink (only) boiling water, and for punishment, one most grievous: for they persisted in rejecting Allah.

A. Yusuf Alipublic-domain

Leave to themselves those who take their religion for a mere game and distraction and are deceived by the life of this world, but continue to remind them with the [Quran], lest any soul be damned by what it has done- it will have no one to protect it from God and no one to intercede; whatever ransom it may offer will not be accepted. Such are those who are damned by their own actions: they will have boil-ing water to drink and a painful punishment, because they used to defy [God].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And forsake those who take their religion for a pastime and a jest, and whom the life of the world beguileth. Remind (mankind) hereby lest a soul be destroyed by what it earneth. It hath beside Allah no protecting ally nor intercessor, and though it offer every compensation it will not be accepted from it. Those are they who perish by their own deserts. For them is drink of boiling water and a painful doom, because they disbelieved.

M. Pickthallpublic-domain

And leave those who take their religion as amusement and diversion and whom the worldly life has deluded. But remind with it [i.e., the Qur’ān], lest a soul be given up to destruction for what it earned; it will have other than Allāh no protector and no intercessor. And if it should offer every compensation, it would not be taken from it [i.e., that soul]. Those are the ones who are given to destruction for what they have earned. For them will be a drink of scalding water and a painful punishment because they used to disbelieve.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واترك -أيها الرسول- هؤلاء المشركين الذين جعلوا دين الإسلام لعبًا ولهوًا؛ مستهزئين بآيات الله تعالى، وغرَّتهم الحياة الدنيا بزينتها، وذكّر بالقرآن هؤلاء المشركين وغيرهم؛ كي لا ترتهن نفس بذنوبها وكفرها بربها، ليس لها غير الله ناصر ينصرها، فينقذها من عذابه، ولا شافع يشفع لها عنده، وإن تَفْتَدِ بأي فداء لا يُقْبَل منها. أولئك الذين ارتُهِنوا بذنوبهم، لهم في النار شراب شديد الحرارة وعذاب موجع؛ بسبب كفرهم بالله تعالى ورسوله محمَّد صلى الله عليه وسلم وبدين الإسلام.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?