← Sure 60

60:13

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْـَٔاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْقُبُورِ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
dostluk etmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَوَلَّوْا۟
dönerseniz
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَوَلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَوْمًا
bir topluluk ile
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَضِبَ
gazabettiği
Fiil
Kök: غضب
Dilbilgisi (i'rab)
غَضِبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَيْهِمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَدْ
umudu kesmiş olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
يَئِسُوا۟
ümidi kesmişlerdir
Fiil
Kök: يأس
Dilbilgisi (i'rab)
يَئِسُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنَ
ahiretten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
يَئِسَ
umudu kestiği
Fiil
Kök: يأس
Dilbilgisi (i'rab)
يَئِسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْكُفَّارُ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كُفَّارُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِنْ
halkından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَصْحَٰبِ
halkı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْقُبُورِ
mezarlık
İsim
Kök: قبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُبُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Ey inananlar! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarını kesmişlerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği (hiçbir) topluluğu dost edinmeyin! Onlar, kâfirlerin mezarlar halkından (ölülerden) ümit kestikleri gibi elbette ahiretten ümit kesmişlerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Turn not (for friendship) to people on whom is the Wrath of Allah, of the Hereafter they are already in despair, just as the Unbelievers are in despair about those (buried) in graves.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, do not take as allies those with whom God is angry: they despair of the life to come as the disbelievers despair of those buried in their graves.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Be not friendly with a folk with whom Allah is wroth, (a folk) who have despaired of the Hereafter as the disbelievers despair of those who are in the graves.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, do not make allies of a people with whom Allāh has become angry. They have despaired of [reward in] the Hereafter just as the disbelievers have despaired of [meeting] the companions [i.e., inhabitants] of the graves.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين آمنوا بالله ورسوله، لا تتخذوا الذين غضب الله عليهم؛ لكفرهم أصدقاء وأخلاء، قد يئسوا من ثواب الله في الآخرة، كما يئس الكفار المقبورون، من رحمة الله في الآخرة؛ حين شاهدوا حقيقة الأمر، وعلموا علم اليقين أنهم لا نصيب لهم منها، أو كما يئس الكفار مِن بَعْث موتاهم -أصحاب القبور-؛ لاعتقادهم عدم البعث.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?