← Kök sözlüğü
يأس

ümidi kesmişlerdir

13 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

13
Geçiş
3
Lemma
11
Biçim
9
Sure

Klasik sözlük

يأس

اليأس: انتفاء الطمع، يقال: يئس واستيأس مثل: عجب واستعجب، وسخر واستسخر. قال تعالى: فلما استيأسوا منه خلصوا نجيا [يوسف/ 80]، حتى إذا استيأس الرسل [يوسف/ 110]، قد يئسوا من الآخرة كما يئس الكفار [الممتحنة/ 13]، إنه ليؤس كفور [هود/ 9] وقوله: أفلم ييأس الذين آمنوا [الرعد/ 31] قيل: معناه: أفلم يعلموا ، ولم يرد أن اليأس موضوع في كلامهم للعلم، وإنما قصد أن يأس الذين آمنوا من ذلك يقتضي أن يحصل بعد العلم بانتفاء ذلك، فإذا ثبوت يأسهم يقتضي ثبوت حصول علمهم.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Ye's: Umudun (tamahın) ortadan kalkmasıdır. "Yeise" ve "istey'ese" denir; tıpkı "acibe / ista'cebe" (ikisi de: şaştı) ve "sahira / istessahara" (ikisi de: alay etti) gibi. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ondan ümitlerini kesince, fısıldaşarak bir kenara çekildiler" [12:80]; "Nihayet peygamberler ümitlerini kesince" [12:110]; "Kâfirlerin ümit kestiği gibi onlar da âhiretten ümit kesmişlerdir" [60:13]; "Şüphesiz o çok ümitsizdir, çok nankördür" [11:9]. O'nun "İman edenler hâlâ ümit kesmediler mi? (e-fe-lem ye'yesillezîne âmenû)" [13:31] sözüne gelince: Denildi ki, bunun anlamı "hâlâ bilmediler mi?"dir. Bununla, "ye's"in onların dilinde "bilmek" anlamında konulmuş olduğu kastedilmemiştir. Kastedilen şudur: İman edenlerin bundan ümit kesmeleri, ancak o şeyin gerçekleşmeyeceğini bilmelerinden sonra meydana gelmeyi gerektirir; öyleyse onların ümit kesmelerinin sabit olması, ilimlerinin hâsıl olmasının sabit olmasını gerektirir.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 3

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

يَئِسَFiilumudu kestiği8
يَئُوسİsimümitsiz3
اسْتَيْأَسَFiilumutlarını kestiler2

Türevler · 11

يَئِسُوا۟
ümidi kesmişlerdir
2
يَئِسَ
umudu kestiği
2
يَئِسْنَ
kesilenler
1
يَـُٔوسًا
hemen üzülür
1
فَيَـُٔوسٌ
hemen üzülür
1
لَيَـُٔوسٌ
ümitsiz
1
تَا۟يْـَٔسُوا۟
ümidi kesmişlerdir
1
ٱسْتَيْـَٔسُوا۟
umudu kesince
1
يَا۟يْـَٔسُ
ümidi kesmişlerdir
1
ٱسْتَيْـَٔسَ
umutlarını kestiler
1
يَا۟يْـَٔسِ
ümidi kesmişlerdir
1

Geçişler