← Sure 60

60:12

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُؤْمِنَـٰتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِٱللَّهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَـٰدَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَـٰنٍ يَفْتَرِينَهُۥ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ ۙ فَبَايِعْهُنَّ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُنَّ ٱللَّهَ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلنَّبِىُّ
peygamber
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِىُّİsimeril، merfû (nominatif)
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَكَ
sana geldiği
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنَٰتُ
inanmış kadınlar
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنَٰتُİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، merfû (nominatif)
يُبَايِعْنَكَ
sana bi'at ederlerse
Fiil
Kök: بيع
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَايِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَلَىٰٓ
hususunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَن
ortak koşmamaları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
لَّا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يُشْرِكْنَ
onların ortak koştukları
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
شَيْـًٔا
hiçbir şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَسْرِقْنَ
hırsızlık etmemeleri
Fiil
Kök: سرق
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْرِقْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَزْنِينَ
zina etmemeleri
Fiil
Kök: زني
Dilbilgisi (i'rab)
يَزْنِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَقْتُلْنَ
öldürmemeleri
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
يَقْتُلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
أَوْلَٰدَهُنَّ
çocuklarını
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلَٰدَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَأْتِينَ
getirmemeleri
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
بِبُهْتَٰنٍ
uydurup
İsim
Kök: بهت
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بُهْتَٰنٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَفْتَرِينَهُۥ
bir iftira
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتَرِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَيْدِيهِنَّ
elleri
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَأَرْجُلِهِنَّ
ve ayakları
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَرْجُلِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَعْصِينَكَ
sana karşı gelmemeleri
Fiil
Kök: عصي
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْصِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فِى
iyi bir işte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مَعْرُوفٍ
iyiliği
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
مَعْرُوفٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَبَايِعْهُنَّ
onlarla bi'atleş
Fiil
Kök: بيع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
بَايِعْFiilemir، 2. tekil eril
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَٱسْتَغْفِرْ
ve mağfiret dile
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَغْفِرْFiilemir، 2. tekil eril
لَهُنَّ
onlar için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُنَّİsimzamir، 3. çoğul dişil
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
غَفُورٌ
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına isnadda bulunmamak ve uygun olanı işlemekte sana karşı gelmemek şartıyla sana beyat etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et; onlara Allah'tan bağışlanma dile; doğrusu Allah, bağışlayandır, acıyandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey'at ederlerse onların bey'atlarını al ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işlerde sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman biatlarını kabul et! Onlar için Allah’tan bağışlanma dile! Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O Prophet! When believing women come to thee to take the oath of fealty to thee, that they will not associate in worship any other thing whatever with Allah, that they will not steal, that they will not commit adultery (or fornication), that they will not kill their children, that they will not utter slander, intentionally forging falsehood, and that they will not disobey thee in any just matter,- then do thou receive their fealty, and pray to Allah for the forgiveness (of their sins): for Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

Prophet, when believing women come and pledge to you that they will not ascribe any partner to God, nor steal, nor commit adultery, nor kill their children, nor lie about who has fathered their children, nor disobey you in any righteous thing, then you should accept their pledge of allegiance and pray to God to forgive them: God is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O Prophet! If believing women come unto thee, taking oath of allegiance unto thee that they will ascribe no thing as partner unto Allah, and will neither steal nor commit adultery nor kill their children, nor produce any lie that they have devised between their hands and feet, nor disobey thee in what is right, then accept their allegiance and ask Allah to forgive them. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

O Prophet, when the believing women come to you pledging to you that they will not associate anything with Allāh, nor will they steal, nor will they commit unlawful sexual intercourse, nor will they kill their children, nor will they bring forth a slander they have invented between their arms and legs, nor will they disobey you in what is right - then accept their pledge and ask forgiveness for them of Allāh. Indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها النبي إذا جاءك النساء المؤمنات بالله ورسوله يعاهدنك على ألا يجعلن مع الله شريكًا في عبادته، ولا يسرقن شيئًا، ولا يزنين، ولا يقتلن أولادهن بعد الولادة أو قبلها، ولا يُلحقن بأزواجهن أولادًا ليسوا منهم، ولا يخالفنك في معروف تأمرهن به، فعاهدهن على ذلك، واطلب لهن المغفرة من الله. إن الله غفور لذنوب عباده التائبين، رحيم بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?