← Sure 61

61:5

وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَـٰقَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِى وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ ۖ فَلَمَّا زَاغُوٓا۟ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ ۚ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَـٰسِقِينَ

Kelime kelime

وَإِذْ
bir zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
قَالَ
demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
لِقَوْمِهِۦ
kavmine
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَٰقَوْمِ
ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
لِمَ
niçin?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَİsimsoru
تُؤْذُونَنِى
beni incitiyorsunuz
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
تُؤْذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَقَد
halde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَدEdattahkik (kad)
تَّعْلَمُونَ
biliyorsunuz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَّعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنِّى
gerçekten benim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
رَسُولُ
elçisi (olduğumu)
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَلَمَّا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
زَاغُوٓا۟
onlar eğrildiği
Fiil
Kök: زيغ
Dilbilgisi (i'rab)
زَاغُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَزَاغَ
eğriltti
Fiil
Kök: زيغ
Dilbilgisi (i'rab)
أَزَاغَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah da
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
قُلُوبَهُمْ
kalblerini
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
doğru yola iletmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَهْدِى
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْقَوْمَ
kavmi
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْفَٰسِقِينَ
yoldan çıkan
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَٰسِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Musa milletine: "Ey milletim! Beni niçin incitirsiniz? Oysa, benim size gönderilmiş Allah'ın bir peygamberi olduğumu biliyorsunuz" demişti. Ama onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Allah, yoldan çıkan milleti doğru yola eriştirmez.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince, Allah da kalblerini eğriltti. Allah fasıkları doğru yola iletmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Musa, kavmine “Ey kavmim! Benim, Allah’ın size (gönderdiği) elçisi olduğumu bildiğiniz hâlde niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (gerçeklerden sapıp) kayınca, Allah da kalplerini kaydırmıştı. Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember, Moses said to his people: "O my people! why do ye vex and insult me, though ye know that I am the messenger of Allah (sent) to you?" Then when they went wrong, Allah let their hearts go wrong. For Allah guides not those who are rebellious transgressors.

A. Yusuf Alipublic-domain

Moses said to his people, ‘My people, why do you hurt me when you know that I am sent to you by God?’ When they went astray, God left their hearts to stray: God does not guide rebellious people.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remember) when Moses said unto his people: O my people! Why persecute ye me, when ye well know that I am Allah's messenger unto you? So when they went astray Allah sent their hearts astray. And Allah guideth not the evil-living folk.

M. Pickthallpublic-domain

And [mention, O Muḥammad], when Moses said to his people, "O my people, why do you harm me while you certainly know that I am the messenger of Allāh to you?" And when they deviated, Allāh caused their hearts to deviate. And Allāh does not guide the defiantly disobedient people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر لقومك -أيها الرسول- حين قال نبي الله موسى عليه السلام لقومه: لِمَ تؤذونني بالقول والفعل، وأنتم تعلمون أني رسول الله إليكم؟ فلما عدلوا عن الحق مع علمهم به، وأصرُّوا على ذلك، صرف الله قلوبهم عن قَبول الهداية؛ عقوبة لهم على زيغهم الذي اختاروه لأنفسهم. والله لا يهدي القوم الخارجين عن الطاعة ومنهاج الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?