← Sure 7

7:148

وَٱتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ ۚ أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدِيهِمْ سَبِيلًا ۘ ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُوا۟ ظَـٰلِمِينَ

Kelime kelime

وَٱتَّخَذَ
ve benimsediler
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَوْمُ
kavmi
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمُİsimeril، merfû (nominatif)
مُوسَىٰ
Musa'nın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
مِنۢ
kendisinden sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِۦ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْ
zinetlerinden yapılmış
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
حُلِيِّهِمْ
süsleri
İsim
Kök: حلي
Dilbilgisi (i'rab)
حُلِيِّİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِجْلًا
bir buzağı
İsim
Kök: عجل
Dilbilgisi (i'rab)
عِجْلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
جَسَدًا
heykelini
İsim
Kök: جسد
Dilbilgisi (i'rab)
جَسَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّهُۥ
vardı onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
خُوَارٌ
böğürmesi
İsim
Kök: خور
Dilbilgisi (i'rab)
خُوَارٌİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلَمْ
görmediler mi ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَرَوْا۟
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُۥ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
ne kendilerine söz söylüyor
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُكَلِّمُهُمْ
bana bir şey söylemeyin
Fiil
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
يُكَلِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَا
ne de onlara gösteriyor
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَهْدِيهِمْ
doğru yola iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَبِيلًا
bir yol
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ٱتَّخَذُوهُ
onu benimsediler
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَكَانُوا۟
ve oldular
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظَٰلِمِينَ
zalimler(den)
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Musa'nın ardından milleti, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa'nın arkasından kavmi, tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi. O buzağının kendilerine bir söz söylemediğini ve bir yol gösteremediğini görmemişler miydi? Fakat yine de onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Musa’nın kavmi, ondan (Sînâ’ya gidişinden) sonra ziynet (eşya)larından boğuk bir sese sahip bir ceset şeklindeki buzağı heykelini (ilah) edinmişti. O (buzağının) kendilerine konuşamadığını ve onlara yol gösteremediğini görmediler mi? Onu (ilah olarak) benimsemişlerdi ve zalimlerden olmuşlardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The people of Moses made, in his absence, out of their ornaments, the image of calf, (for worship): it seemed to low: did they not see that it could neither speak to them, nor show them the way? They took it for worship and they did wrong.

A. Yusuf Alipublic-domain

In his absence, Moses’ people took to worshipping a mere shape that made sounds like a cow- a calf made from their jewellery. Could they not see that it did not speak to them or guide them in any way? Yet they took it for worship: they were evildoers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the folk of Moses, after (he left them), chose a calf (for worship), (made) out of their ornaments, of saffron hue, which gave a lowing sound. Saw they not that it spake not unto them nor guided them to any way? They chose it, and became wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And the people of Moses made, after [his departure], from their ornaments a calf - an image having a lowing sound. Did they not see that it could neither speak to them nor guide them to a way? They took it [for worship], and they were wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واتخذ قوم موسى من بعد ما فارقهم ماضيًا لمناجاة ربه معبودًا مِن ذهبهم عِجلا جسدًا بلا روح، له صوت، ألم يعلموا أنه لا يكلمهم، ولا يرشدهم إلى خير؟ أَقْدَمُوا على ما أقدموا عليه من هذا الأمر الشنيع، وكانوا ظالمين لأنفسهم واضعين الشيء في غير موضعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?