← Sure 7

7:162

فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

Kelime kelime

فَبَدَّلَ
değiştirdiler
Fiil
Kök: بدل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بَدَّلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ظَلَمُوا۟
zulmeden(ler)
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَلَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْهُمْ
içlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَوْلًا
sözü
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَيْرَ
başkasıyla
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
söylenenden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
قِيلَ
dendiği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فَأَرْسَلْنَا
biz de gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رِجْزًا
bir azab
İsim
Kök: رجز
Dilbilgisi (i'rab)
رِجْزًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
ettiklerinden
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَظْلِمُونَ
haksızlık
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
يَظْلِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasiyle değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azab indirdik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İçlerinden bir kısım zalimler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Zulmü alışkanlık haline getirdikleri için biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Fakat içlerinden bazı zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başkasıyla değiştirmişlerdi. Biz de haksızlık etmeleri nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But the transgressors among them changed the word from that which had been given them so we sent on them a plague from heaven. For that they repeatedly transgressed.

A. Yusuf Alipublic-domain

the wrongdoers among them substituted another saying for that which had been given them, so We sent them a punishment from heaven for their wrongdoing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But those of them who did wrong changed the word which had been told them for another saying, and We sent down upon them wrath from heaven for their wrongdoing.

M. Pickthallpublic-domain

But those who wronged among them changed [the words] to a statement other than that which had been said to them. So We sent upon them a punishment from the sky for the wrong that they were doing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فغيَّر الذين كفروا بالله منهم ما أمرهم الله به من القول، ودخلوا الباب يزحفون على أستاههم، وقالوا: حبة في شعرة، فأرسلنا عليهم عذابًا من السماء، أهلكناهم به؛ بسبب ظلمهم وعصيانهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?