← Sure 7

7:171

۞ وَإِذْ نَتَقْنَا ٱلْجَبَلَ فَوْقَهُمْ كَأَنَّهُۥ ظُلَّةٌ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُۥ وَاقِعٌۢ بِهِمْ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَـٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱذْكُرُوا۟ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
نَتَقْنَا
kaldırmıştık
Fiil
Kök: نتق
Dilbilgisi (i'rab)
نَتَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْجَبَلَ
dağı
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَبَلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَوْقَهُمْ
üzerlerine
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقَİsimmekân zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَأَنَّهُۥ
sanki gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ظُلَّةٌ
bir gölge
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَظَنُّوٓا۟
ve sanmışlardı
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ظَنُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُۥ
onlar şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَاقِعٌۢ
üstlerine düşecek
İsim
Kök: وقع
Dilbilgisi (i'rab)
وَاقِعٌۢİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِهِمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِمْİsimzamir، 3. çoğul eril
خُذُوا۟
tutun
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
خُذُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَآ
şeyi (Kitabı)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْنَٰكُم
size verdiğim
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِقُوَّةٍ
kuvvetle
İsim
Kök: قوي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قُوَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٱذْكُرُوا۟
ve hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
olanı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِيهِ
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَعَلَّكُمْ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَتَّقُونَ
korunursunuz
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Tur dağını, gölgelik gibi onların üzerlerine yükseltmiştik, onlar tepelerine düşeceğini sanmışlardı. Onlara: "Size verdiğimiz Kitap'a sıkıca sarılın, içinde olanı düşünün ki sakınanlardan olasınız" demiştik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani bir zamanlar biz o dağı gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki; "size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani üstlerine düşeceğini sandıkları (Sînâ) Dağı’nı onların üzerine gölge gibi kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (sıkıca tutunun) ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı (duyarlı) olabilesiniz.” (demiştik).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When We shook the Mount over them, as if it had been a canopy, and they thought it was going to fall on them (We said): "Hold firmly to what We have given you, and bring (ever) to remembrance what is therein; perchance ye may fear Allah."

A. Yusuf Alipublic-domain

When We made the mountain loom high above them like a shadow, and they thought it would fall on them, We said, ‘Hold fast to what We have given you, and remember what it contains, so that you may remain conscious of God.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We shook the Mount above them as it were a covering, and they supposed that it was going to fall upon them (and We said): Hold fast that which We have given you, and remember that which is therein, that ye may ward off (evil).

M. Pickthallpublic-domain

And [mention] when We raised the mountain above them as if it was a dark cloud and they were certain that it would fall upon them, [and Allāh said], "Take what We have given you with determination and remember what is in it that you might fear Allāh."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- إذ رفعنا الجبل فوق بني إسرائيل كأنه سحابة تظلهم، وأيقنوا أنه واقع بهم إن لم يقبلوا أحكام التوراة، وقلنا لهم: خذوا ما آتيناكم بقوة، أي اعملوا بما أعطيناكم باجتهاد منكم، واذكروا ما في كتابنا من العهود والمواثيق التي أخذناها عليكم بالعمل بما فيه؛ كي تتقوا ربكم فتنجوا من عقابه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?