← Sure 7

7:172

وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنۢ بَنِىٓ ءَادَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ ۖ قَالُوا۟ بَلَىٰ ۛ شَهِدْنَآ ۛ أَن تَقُولُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَـٰذَا غَـٰفِلِينَ

Kelime kelime

وَإِذْ
ve hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
أَخَذَ
almıştı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنۢ
oğullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَنِىٓ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ءَادَمَ
Adem
İsim
Kök: أدم
Dilbilgisi (i'rab)
ءَادَمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
مِن
bellerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ظُهُورِهِمْ
sırtlarının
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظُهُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ذُرِّيَّتَهُمْ
zürriyetlerini
İsim
Kök: ذرر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُرِّيَّتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَشْهَدَهُمْ
ve şahid tutmuştu
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَشْهَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰٓ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
kendilerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَلَسْتُ
ben değil miyim?
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَسْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِرَبِّكُمْ
sizin Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
شَهِدْنَآ
şahidiz
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَن
demeyesiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَقُولُوا۟
demeyesiniz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِنَّا
biz elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُنَّا
idik
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَنْ
bundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
غَٰفِلِينَ
habersiz
İsim
Kök: غفل
Dilbilgisi (i'rab)
غَٰفِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim" demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: "Evet şahidiz" demişlerdi. Bu, kıyamet günü, "Bizim bundan haberimiz yoktu" dersiniz veya "Daha önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?" dersiniz diyedir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Rabbin âdemoğullarından, onların sırtlarından nesillerini çıkarıp (yaratıp) onları kendilerine şahit tutmuş ve “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” (demiş), onlar da “Evet, buna şâhidiz” demişlerdi. Kıyamet gününde “Biz bundan habersizdik.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When thy Lord drew forth from the Children of Adam - from their loins - their descendants, and made them testify concerning themselves, (saying): "Am I not your Lord (who cherishes and sustains you)?"- They said: "Yea! We do testify!" (This), lest ye should say on the Day of Judgment: "Of this we were never mindful":

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], when your Lord took out the offspring from the loins of the Children of Adam and made them bear witness about themselves, He said, ‘Am I not your Lord?’ and they replied, ‘Yes, we bear witness.’ So you cannot say on the Day of Resurrection, ‘We were not aware of this,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remember) when thy Lord brought forth from the Children of Adam, from their reins, their seed, and made them testify of themselves, (saying): Am I not your Lord? They said: Yea, verily. We testify. (That was) lest ye should say at the Day of Resurrection: Lo! of this we were unaware;

M. Pickthallpublic-domain

And [mention] when your Lord took from the children of Adam - from their loins - their descendants and made them testify of themselves, [saying to them], "Am I not your Lord?" They said, "Yes, we have testified." [This] - lest you should say on the Day of Resurrection, "Indeed, we were of this unaware."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها النبي- إذ استخرج ربك أولاد آدم مِن أصلاب آبائهم، وقررهم بتوحيده بما أودعه في فطرهم من أنه ربهم وخالقهم ومليكهم، فأقروا له بذلك، خشية أن ينكروا يوم القيامة، فلا يقروا بشيء فيه، ويزعموا أن حجة الله ما قامت عليهم، ولا عندهم علم بها، بل كانوا عنها غافلين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?